KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/2830 E., 2010/4336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2010
- Mahkemesi
- ONDOKUZMAYIS ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/11/2008
- Numarası
- 2008/19-2008/132
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu çekişme konusu taşınmazlarının sınırına davalı Belediyenin ağaç dikerek ve baca yaparak taşınmazındaki ürünlere zarar verdiğini ileri sürerek, muarazaanın giderilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan muarazaanın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davacı kayden maliki olduğu çekişme konusu taşınmazlarının sınırına davalının fidan ve ağaç dikmek, baca yerleştirmek suretiyle tarım ürünlerine zarar verdiğini ve tarım makinelerinin çalışmalarının engellendiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı görülmektedir.
Davacı, 26.02.2008 tarihli dilekçe ile 10.000.-YTL değer göstermek suretiyle dava açmış, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan ziraat mühendisi raporundaki ağaçların dava tarihinde belirlenen değeri gözetilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Ne var ki, mahkemece diğer istekler ve 492 Sayılı Yasanın 16, 1953 tarih 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözardı edilerek sadece ağaçların değeri esas alınmak suretiyle neticeye gidilmiş olmasının isabetli olduğu söylenemez. Zira davanın değeri, yıkımı istenilen muhtesatın değeri ile çekişmeli yerin değeri ve muarazanın giderilmesi için istenen meblağın toplamından ibarettir.
O halde, tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunma doğrultusunda delillerinin toplanması, yerinde uzman bilirkişi aracılığı ile uygulama yapılması, davalı tarafından davacı taşınmazına verilen zararın değerinin belirlenmesi, alınacak önlemler ve meydana gelecek masrafın da gözönüne alınarak dava değerinin saptanması gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/2830, K. 2010/4336, 15 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama