İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/3860 K.2010/6042

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2010/3860Karar2010/6042Tarih27 Mayıs 2010Okuma5 dk · 1.095 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/3860 E., 2010/6042 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2010
Mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
02/11/2009
Numarası
2007/34-2009/348
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.095 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, kayden malik oldukları 1910 ada 29 parsel 1, 2, 3, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 nolu bağımsız bölümlere davalının, 2 nolu bağımsız bölümü kullanmak, diğer bağımsız bölümleri kiraya vermek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürüp, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlere elatmanın önlenmesi ile tüm bağımsız bölümler yönünden de ecrimisil isteğinde bulunmuşlar; yargılama sırasında 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin teslim edildiğinden elatmanın önlenmesi davasının konusunun kalmadığını, davanın ecrimisile ilişkin olduğunu bildirmişlerdir.

Davalı, çekişme konusu taşınmazlarda inşaat yapım ortaklığı ile yaptığı masrafların ve ödediği kira bedellerinin gözetilmesi gerektiğini, davacılar ve miras bırakanları tarafından verilen izin ve yetki ile hareket ettiğini, davacılar Nesime ve çocuklarına ait 2 ve 3 nolu daireler ile bilahare paydaş oldukları dükkanların kira bedellerini davacı N.'nin banka hesabına yatırdığını, dava konusu taşınmazların tamamını kullanmadığı gibi kiraya da vermediğini, bir kısım bağımsız bölümlerin apartmanın kuruluşundan beri boş olduklarını, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerde kiracılık ilişkisi nedeniyle haksız işgalden sözedilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, önceden görülen dava sonucu verilen elatmanın önlenmesi kararının kesinleştiği anlaşıldığından tekrar müdahalenin meni ile ilgili istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, elatmanın önlenmesi ile ilgili istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil istemi bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1910 ada 29 parsel 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin 8.5.2001 tarihinde alım ile davacılardan H. S., H.ve E.K.adlarına kayıtlı olduğu; 1, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin ise 24.11.2000 tarihinde bir kısım davacıların miras bırakanı İ. K.adına kayıtlı iken, 22.11.2006 tarihinde iştirak halinde mülkiyet şeklinde mirasçıları davacılardan G., E., F. ve Y.adlarına tescilinden sonra 1 nolu dairenin tamamı taksim ile davacı G. adına tescil edilip, yargılama sırasında da 17.4.2007 tarihinde 3. kişiye temlik edildiği; 10 nolu dairenin 22.11.2006 tarihinde taksim ile davacı Emine adına kayıtlı bulunduğu; 11 nolu dairenin 24.11.2006

tarihinde davacılardan Ş. K.’a satış suretiyle devredildiği ve Ş.’ın da yargılama sırasında 18.4.2007 tarihinde davacı G.’a aynı şekilde temlik ettiği. 12 nolu dairenin 22.11.2006 tarihinde taksim ile davacı F.adına tescilinden sonra ve dava tarihinden 3 gün önce 26.1.2007 tarihinde davalının oğlu olan M. Y.’e satıldığı. 13 nolu dükkanın 22.11.2006 tarihinde alım ve ipka ile 1/8’er payının tüm davacılar adına tescilinden sonra, Y.’un payını 24.11.2006 tarihinde davacı Y.

Baba’ya, F.’nın payını davadan sonra 16.2.2007 tarihinde davacı G.’a ve davacılar G., E.ve Y.ın payları 11.6.2007 tarihinde satışları ile 4/8 payın 3. kişi adına kayıtlandığı.

14 nolu dükkanın 22.11.2006 tarihinde alım ve ipka ile 1/8’er payının tüm davacılar adına tescilinden sonra, Y.’un payını 24.11.2006 tarihinde davacı Y.Baba’ya, F.’nın payını davadan sonra 16.2.2007 tarihinde davacı G.’a sattıkları ve bilahare 13.04.2007 tarihinde satış ile tamamının 3. kişi adına tescil gördüğü.

15 nolu dükkanın 22.11.2006 tarihinde alım ve ipka ile 1/8’er payının tüm davacılar adına tescilinden sonra, Y.un payını 24.11.2006 tarihinde davacı Y.Baba’ya sattığı ve dava tarihinden 5 gün önce 24.1.2007 tarihinde tamamının 3. kişi adına kaydedildiği.

16 nolu dükkanın ise 22.11.2006 tarihinde alım ve ipka ile 1/8’er payının tüm davacılar adına tescilinden sonra dava tarihinden 5 gün önce 3. kişiye satılarak tescilinin yapıldığı, anılan bağımsız bölümlerde davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı görülmektedir.

Ayrıca; bir kısım davacıların miras bırakanı İ.K.tarafından çekişmeli bağımsız bölümler hakkında davalı aleyhine 26.3.2002 tarihinde açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının yapılan yargılaması sonunda “2 ve 3 nolu dairelerle ilgili davadan vazgeçilmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, diğer bağımsız bölümleri kiraya vermek, kullanmak ve tasarrufunda bulundurmak suretiyle elatan davalının elatmasının önlenmesine, 5000 YTL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin saklı tutulmasına” dair verilen İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2005 tarih ve 2002/255 esas, 2005/71 sayılı kararının derecattan geçmek suretiyle 12.06.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacılar; 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler yönünden elatmanın önlenmesi ve çekişmeli tüm bağımsız bölümler bakımından ecrimisil istekleriyle eldeki davayı açmışlar; davacılar vekili 4.7.2007 tarihli dilekçesi ile; davalının, davacı H.’nin banka hesabına yatırdığı ecrimisil bedellerinin sadece Halil İbrahim mirasçıları olan davacılar H., S., H. ve E.’ın maliki buldukları 2 ve 3 nolu daireler için olup, yapılan ecrimisil ödemelerine itirazlarının olmadığını beyan etmiş; 3.12.2008 tarihli dilekçesiyle de; çekişme konusu 2 ve 3 nolu dairelerin 7.10.2008 tarihinde taraflarına teslim edildiğinden, bu bağımsız bölümlere ilişkin elatmanın önlenmesi isteminin konusunun kalmadığını bildirmiştir.

Öyle ise, çekişme konusu 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler hakkında elatmanın önlenmesi isteği bakımından; yukarıda belirtilen İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde malik olmayan kişinin açtığı elatmanın önlenmesi davası sonucunda bu bağımsız bölümlerle ilgili vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği ve anılan bağımsız bölümlerin 8.5.2001 tarihinde bir kısım davacılar adlarına kayıtlı olup, eldeki davanın yargılaması sırasında davacı tarafa teslim edildikleri anlaşıldığına göre;

“elatmanın önlenmesi davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile “İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/255 esas, 2005/71 sayılı kararıyla dava konusu yere vaki müdahalenin men’ine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından tekrar müdahalenin men’i ile ilgili istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına” biçiminde karar verilmiş olması doğru değildir.

Diğer taraftan; davacıların başvurusu üzerine İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/86 değişik iş dosyasında yapılan 1.12.2006 tarihli tespitte; 10 nolu daire kapısının iple bağlı olup, ip açılarak daireye girildiği ve içindeki es

ki eşyaların üçüncü kişiye ait olduğunun bildirildiği ve 14 nolu dükkanın da uzun süredir kullanılmadığı ve boş olduğunun gözlendiği hususları tutanağa yazılmış ve inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınmış; eldeki davada yapılan keşiflerde de 14 nolu dükkanın boş olduğu saptanmıştır.

O halde; 10 ve 14 nolu bağımsız bölümler bakımından elatma olgusunun ve elatılan sürenin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan bağımsız bölümlerle ilgili eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir.

Öte yandan; davacılar vekilinin, davalı tarafından dosyaya sunulan banka dekontlarının dikkate alınarak ecrimisilin hesaplanmasını talep ettiği, başka bir ifadeyle istenilen ecrimisil dönemi itibariyle davacılardan Hanime’nin banka hesabına yatırılan ödemelere ilişkin sunulan belgeleri kabul ettiği gözetilerek ecrimisil miktarının tayini gerekirken, bankadan getirtilen hesap ekstresine göre bir kısım ödemeler nazara alınarak sunulan eksik bilirkişi raporu doğrultusunda ecrimisile hükmedilmiş olması doğru olmadığı gibi; hangi davacıya ne kadar ecrimisil ödeneceğinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, infaza elverişli olmayacak ve hak kaybına neden olabilecek şekilde karar verilmiş olması da isabetli değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalının, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/3860, K. 2010/6042, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3860
Karar No
2010/6042
Tarih
27 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/3861 K.2010/9843
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/3862 K.2010/7431
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/3863 K.2010/7205
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/3864 K.2010/3817
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/3864 K.2010/7198
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/3865 K.2010/9328

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.