İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/5860 K.2010/9630

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2010/5860Karar2010/9630Tarih30 Ekim 2010Okuma4 dk · 833 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/5860 E., 2010/9630 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ekim 2010
Mahkemesi
ELAZIĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
22/12/2009
Numarası
2007/89-2009/448
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

833 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı ve asli müdahil, 2198 ada 7 parsel sayılı taşınmazın öncesinde ortak miras bırakan A.adına kayıtlı olup, dava konusu 11 nolu bağımsız bölümün temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, miras bırakan adına kayıtlı 343 sayılı parseli komşu parsel malikine sattığını, bilahare bu kişinin taşınmazları tevhit edip, üzerine yaptığı binada miras bırakan tarafından bağımsız bölümler satın alındığını, dava konusu meskeni ise kendilerinin miras bırakan ile birlikte satın aldıklarını, alım güçlerinin olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, miras bırakan ile davalılar arasında yapılmış bir satış işleminin bulunmadığı gerekçesiyle, davacının ve müdahil davacının davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı müdahil vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden ve özellikle tedavüllü tapu kayıtlarından. 335 ada 343 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakan A.adına kayıtlı iken, 14.9.1993 tarihinde ve satış akdiyle dava dışı A. Y.devredildiği, adı geçenin maliki olduğu aynı ada 341 sayılı parselle miras bırakandan temellük ettiği 343 sayılı parseli tevhit ettirerek 335 ada 814 sayılı parselin oluştuğu ve 26.01.1995 tarihinde kat irtifakı tesisinden sonra A.

Y. tarafından,14.03.1996 tarihinde çekişme konusu 2/36 arsa paylı 4.kat 11 nolu meskenin musavatan miras bırakan A.ile davalılar murisin eşi Ş. ve k.S.’ya satış suretiyle temlik edildiği, davalılar adına vekaleten miras bırakanın işlemde yer aldığı, ayrıca aynı akitle 4/36 arsa paylı 3nolu depolu dükkan ve 2/36 arsa paylı 9 nolu meskenin miras bırakana, dava dışı başkaca bağımsız bölümlerin de 3. kişilere devredildikleri, bilahare taşınmazın imar görerek 2198 ada 7 sayılı parsel olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyada ifadelerine başvurulan davacı tanıkları, miras bırakanın arsasını yükleniciye verdiğini ve yükleniciden bu arsaya karşılık olarak 3 daire bir dükkan aldığını; davalı tanıkları ise miras bırakanın arsasını yükleniciye sattığını, yüklenicinin bitişik arsayı da satın alıp, iki arsayı birleştirerek üzerine bina yaptığını, murisin de bu binadan 1,5-2 daire ve 1 dükkan satın aldığını beyan etmişler, ayrıca tüm tanıklar, dava dışı mirasçı Ö.murise ve davalılara yurt dışından sürekli para gönderdiğini ifade edip, yine davalıların çekişmeli taşınmazı ne şekilde edindiklerine ilişkin açıklamalarda bulunmuşlardır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır.

Öte yandan miras bırakanın sağlığında mal varlığının tamamını veya bir kısmını, mirasçıları arasında hoş görü ile karşılanabilecek makul ölçüler içerisinde paylaştırmışsa mirasçısından mal kaçırma iradesinden söz etme olanağı yoktur. O halde miras bırakanın denkleştirme yapıp yapmadığı üzerinde durulması, miras bırakandan tüm mirasçılarına intikal eden, taşınır, taşınmaz ve hakların araştırılması,tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgelerin mercilerinden getirtilmesi, her bir mirasçıya geçirilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınarak paylaştırmanın mı? yoksa mal kaçırma amacın mı? üstün tutulduğunun aydınlığa kavuşturulması zorunludur.

Somut olayda; her ne kadar mahkemece miras bırakan tarafından yapılmış bir temlik olmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de; bu tür aracı kullanmak suretiyle temlik yapılması halinde de muvazaanın gerçekleştirilebileceği kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; miras bırakanın gerçek irade ve amacının yukarıda değinilen ilkeler uyarınca belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

Öte yandan kabule göre de; dava değeri, çekişme konusu bağımsız bölümün keşfen belirlenen değerinden davalıların paylarına isabet eden miktar itibariyle, davacı ve müdahilin paylarına düşen kısım olduğu; başka bir ifadeyle, davalılar adlarına kayıtlı paylar ile davacı ve müdahilin miras paylarının gözetilmesi gerektiği halde, mahkemece anılan pay oranları dikkate alınmaksızın taşınmazın tamamının değeri üzerinden fazla vekalet ücreti tayin ve takdiri doğru olmadığı gibi, davalılar yararına hükmedilmesi gereken avukatlık parasının vekil lehine karara bağlanmış olması da isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı ve müdahilin temyiz itirazları değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/5860, K. 2010/9630, 30 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5860
Karar No
2010/9630
Tarih
30 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/5862 K.2010/5265
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/5863 K.2010/18003
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/5863 K.2010/5264
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/5864 K.2010/11298
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/5864 K.2010/13433
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/5864 K.2010/5263

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.