KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/7348 E., 2010/11282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
- Mahkemesi
- IĞDIR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
- Tarihi
- 16/04/2010
- Numarası
- 2009/560-2010/311
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 299 sayılı parselin bir bölümüne davalının ekip-biçmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının haksız kullanımının keşfen saptandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava dilekçesinde dava değerinin talep edilen ecrimisil miktarı kadar gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, el atmanın önlenmesi isteği hakkında bir değer gösterilmediği, yargılama sırasında bu istek yönünden harç tamamlanmadığı gibi, hükümde de karar ve ilam harcının ecrimisil miktarı üzerinden belirlendiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların takdirine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ecrimisil ile birlikte ileri sürülen el atmanın önlenmesi isteği bakımından da keşfen saptanan değer üzerinden peşin harcın tamamlattırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.Şu da vurgulanmalıdır ki nihai verilecek kararda ilk karar temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış hak olgusunun gözetilmesi gerekeceği de tartışmasızdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/7348, K. 2010/11282, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama