İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/7675 K.2010/11079

Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 24. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.12.2009 gün ve 2008/176 - 2009/438 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 1.4.2010 gün ve 2579-3747 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş…

Esas2010/7675Karar2010/11079Tarih27 Ekim 2010Okuma3 dk · 682 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/7675 E., 2010/11079 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ekim 2010
Mahkemesi
ANKARA 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
22/12/2009
Numarası
2008/176-2009/438
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

682 kelime·3 dk okuma

Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 24. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.12.2009 gün ve 2008/176 - 2009/438 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 1.4.2010 gün ve 2579-3747 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden. 1933 doğumlu olan miras bırakanın 15.3.2007 tarihinde öldüğü, mirasçıları olarak, davacı, davalı Y.., dava dışı eski eşi N..'den olma oğlu Aziz ile davalı eşi Y.'den olma M., K. P., R.ve Z.isimli çocuklarının kaldıkları, davacının, mirasbırakanın eski eşi A.'de olma oğlu, davalı Yeter'in ise miras bırakanın 3. eşi olduğu,

diğer davalı A. ile davalı Y.'in akraba oldukları, miras bırakanın çekişme konusu 3 parsel sayılı taşınmazdaki 3 ve 9 nolu bağımsız bölümleri toplam 30.000,00 TL bedelle davalı Abdullah'a 13.2.2007 tarihinde satış yoluyla temlik ettiği, A.'ın Ankara Bala ilçesi Keklicek Köyünde ikamet ettiği, çekişme konusu taşınmazın Ankara Çankaya ilçesinde kain olup, halen 9 nolu bağımsız bölümde davalı Yeter'in oturduğu, diğer 3 nolu bağımsız bölümde davalı A.'ın tasarruf edip etmediğinin açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı, miras bırakan tarafından davalı A.'a yapılan temliki işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, ileride davalı eş Yeter'e devrini sağlamak için yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir.

Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki, bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tesbiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı,miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; miras bırakanın, çekişme konusu bağımsız bölümleri davalı A.'a 13.2.2007 tarihinde temlik ettikten kısa süre sonra 15.3.2007 tarihinde öldüğü, terekesinden para çıkmadığı, davalı A..'ın davalı Yeter'in köylüsü ve uzaktan akrabası olduğu, satış yapılmış olmasına karşın çekişmeli 9 nolu bağımsız bölümü halen davalı Yeter ve çocuklarının tasarrufunda bulundurdukları dosya kapsamıyla sabit olmakla beraber, bu somut olguların, yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde hüküm kurmaya yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Mahkemece, keşif yapılarak çekişme konusu 3 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin temlik tarihindeki gerçek bedellerinin, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla belirlenmediği, çekişmeli 3 nolu bağımsız bölümün temlik tarihinden sonra kimin tasarrrufunda olduğunun açıklığa kavuşturulmadığı görülmektedir.

O halde, taraflardan dellillerinin sorulması, iddia ve savunma doğrultusunda tüm taraf delillerin toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca değerlendirilerek murisin gerçek irade ve amacının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Değinilen hususlar, bu kez yapılan incelemeyle anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 440.maddesi gereğince kabulüne, Dairenin, 01.04.2010 tarih ve 2579-3747sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına, Yerel Mahkemenin 22.12.2009 tarih ve 2008/176 esas, 2009/438 karar sayılı hükmünün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/7675, K. 2010/11079, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/7675
Karar No
2010/11079
Tarih
27 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/7677 K.2010/13329
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/7679 K.2010/16320
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/7679 K.2010/10649
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/7680 K.2010/16326
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/7681 K.2010/8768
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/7681 K.2010/6252

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.