KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/7681 E., 2010/9970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2010
- Mahkemesi
- KEMALİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
- Tarihi
- 16/09/2009
- Numarası
- 2008/69-2009/30
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu 5 ve 24 parsel sayılı taşınmazları davalı C.19 parsel sayılı taşınmazı ise davalı H. ekip-biçtiklerini, kendisinin yararlanmasına engel olduklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı C.G.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının, çekişme konusu taşınmazlardan 5 ve 24 sayılı parselin davalı C.19 sayılı parselin ise davalı H. tarafından haksız biçimde kullanıldığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi isteği ile Sulh Hukuk Mahkemesine başvurduğu, Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleştiği, süresinde yapılan başvuru üzerine görevli mahkemede yargılamaya devam edildiği, ancak, davacının, görevli Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 19.2.2009 tarihli dilekçesindeki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleri dikkate alınarak davalı C.yönünden, çekişme konusu 5 parsel sayılı taşınmaza elatmanın önlenmesi yanında ecrimisile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde görevli mahkemeye başvurulması üzerine görevli mahkemede görülen dava yeni bir dava olmayıp, görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğinde olduğu tartışmasızdır.
Görevsiz mahkemede açılan davada davacı ecrimisil isteğinde bulunmadığına göre, artık görevli mahkemede iddiasını genişleterek ecrimisil isteyemez.
Hal böyle olunca, ortada ecrimisille ilgili biri dava olmadığı gözetilerek sadece el atmanın önlenmesine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, dava konusu olmayan ecrimisilin hüküm altına alınmış olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/7681, K. 2010/9970, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama