KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/7691 E., 2010/9384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/06/2009
- Numarası
- 2003/337-2009/243
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, .ada .parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümü dava dışı tapu malikleri A.ve A.A..dan haricen satın aldığını, ancak piyasaya olan borçları nedeniyle adına tescil ettirmeyip maliklerden vekalet alarak protokol düzenlediklerini, paraya ihtiyacı olduğu için A. G.borç para vermek üzere M.
K.tanıştırdığını, taşınmazı aldığı vekalet ile tapuda A.teminat olarak devrettiğini, aynı şekilde A.de davalı M.e teminat olarak temlik ettiğini ve 24.09.2002 tarhli sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmeye not olarak düzenlenen 01.10.2002 tarihli yazıda da paranın M.ödenmesi halinde tapunun kendi adına geri iade edileceğinin belirtildiğini, 28.02.2003 tarihinde parayı ödemek için M. gittiğinde M.daha fazla para istediğini ve tapuyu devretmediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescili isteminde bulunmuştur.
Davalılardan M., davanın reddini savunmuş; A.ise, davacının iddialarının doğru olduğunu belirterek davayı kabul etmiş, birleşen dava dosyasında da taşınmazı teminat olarak davalı M.devrettiğinden borcu ödemeye hazır olduğunu belirterek tapu iptal ve tescil istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne; Birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı M. K. vekili ve Birleşen davacı A.G.vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ve birleşen dava tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Ne varki, davalı-birleşen dosya davacısı A.G.eksiğin tamamlatılması yoluyla getirtilen nüfus kaydından yargılama devam ederken 23.11.2008 tarihinde öldüğü, ölümle davacılık sıfatının son bulduğu, bu durumda mahkemece mirasçılara tebligat yapılarak onların huzuru ile davanın görülmesi zorunludur.
Hal böyle olunca, davalı-birleşen dosya davacısı A.G.mirasçılarının tespit edilerek davaya dahil edilmesi hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/7691, K. 2010/9384, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama