KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/7706 E., 2010/9968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2010
- Mahkemesi
- NAZİLLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2009
- Numarası
- 2007/121-2009/225
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı eşi N.ile evliliği gerçekleştirmek amacıyla .parsel sayılı taşınmazını tapuda satış göstermek suretiyle gerçekte bedelsiz olarak temlik ettiğini, davalı N.boşanma davası açtığını, ayrıca taşınmazıda oğlu olan diğer davalı U. devrettiğini, taşınmazının hile ile elinden alındığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı U.hakkındaki davanın kabulüne, davalı N.hakkındaki davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; davacının, çekişme konusu 1532 parsel sayılı taşınmazdaki 3000/8405 payını 18.6.2004 tarihinde davalı eşi N.satış yoluyla temlik ettiği, N.7.11.2006 tarihinde yine satış suretiyle davalı oğlu U. devrettiği, davacının, eldeki davada ileri sürdüğü sebeplere dayalı olarak daha önce davalı Nihal aleyhinde 22.11.2005 tarihinde açtığı Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/211 esasında kayıtlı tapu iptal tescil davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, eldeki davanın ise 5.6.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, hilenin öğrenildiği tarihten itibaren BK.nun 31. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçmiş olduğu gibi, bir an aksi düşünülse bile davacının, aynı hukuki nedene dayalı olarak açtığı Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/211 esas sayılı davasında verilen kararın eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturacağı da kuşkusuzdur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/7706, K. 2010/9968, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama