KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8309 E., 2010/9213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- ERDEMLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/06/2009
- Numarası
- 2004/348-2009/219
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu .. parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki davalıların taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemiş, yıkımın fahiş zarar doğurması halinde bedeli karşılığında yapının kendisine teslimini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, elatma olgusunun keşfen saptandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı E.vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kayden davacıya ait ..parsel sayılı taşınmaza komşu 35 parseldeki binanın taşkın olduğu, 35 parselde davalı E.haricinde kayden dava dışı paydaşların da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, yıkım istekli davalarda yıkılması istenilen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın yer aldığı taşınmaz malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan tümünün davada yer almasında zorunluluk vardır. Aksi halde malikleri bakımından bölünme olanağı olmayan yıkım isteminin yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Ne varki; olayda husumette yanılgı değil, noksanlık söz konusudur.
Hal böyle olunca, 35 parsel sayılı taşınmazın dava dışı paydaşlarının davada yer almaları sağlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kabule görede; dava dilekçesinde 2.500,00.-TL ecrimisil istenilmiş, ıslah ile ecrimisil miktarı 4.711,80.-TL na yükseltilmiştir. Ancak, ıslah dilekçesi harçlandırılmış değildir.Bu durumda, ecrimisil yönünden dava dilekçesinde belirtilen miktar üzerinden karar verilmemiş olmasıda isabetli değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8309, K. 2010/9213, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama