KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8397 E., 2010/9947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2010
- Mahkemesi
- MUŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/03/2010
- Numarası
- 2009/444-2010/127
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu .. parsel sayılı taşınmaza davalının hafriyat dökmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, eski hale getirilmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatma olgusunun keşfen saptandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kayden davacıya ait olan 402 parsel sayılı taşınmazın, bilimsel verilere uygun olarak hazırlanan bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen bölümüne dolgu zemin yapmak ve duvar ile çevirmek suretiyle davalı tarafın müdahale ettiği anlaşılmaktadır.
Davalının, davacı taşınmazına yukarıda açıklandığı şekilde haklı ve geçerli bir neden olmaksızın müdahalesi belirlenerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Her nekadar davalı çekişmeli bölümü iyiniyetli kullandığınısavunmuş ise de; dosya kapsamına göre taraflar arasında hukuki bir ilişkinin olmadığı, dolayısı ile davalının kullanımının haklı bir nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının yukarıda belirtilen haksız işgalinin davacı yönünden ecrimisil isteğini haklı kılacağında kuşku yoktur.
Hal böyle olunca; ecrimisil isteği yönünden de gerekli araştırma yapılıp talebin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8397, K. 2010/9947, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama