KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8556 E., 2010/10069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- TAVŞANLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/04/2010
- Numarası
- 2009/408-2010/245
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava dışı yeğeni S. vekil tayin ettiğini ancak adına kayıtlı .. parsel sayılı taşınmazının haberi ve talimatı olmaksızın damadı olan davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, kendisinin zararlandırma kasdı ile hareket edildiğini, işlemin muvazaalı olduğunu bedel de ödenmediğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının evi almak istediğinden haberi olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden davacının dava dışı S. verdiği 24.3.2005 tarihli vekaletname kullanılarak, davacı adına kayıtlı 6 parsel sayılı taşınmazın davalıya 12.6.2006 tarihinde satış suretiyle temlik edildiği ve davalı adına sicil kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davacı, yapılan temlikin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış; mahkemece davayı vekil eden dava dışı S.karşı açması gerektiği, bu nedenle açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; tapu iptal ve tescil davalarının kayıt maliki yada malikleri aleyhine açılması zorunludur.Eldeki davada da kayıt maliki olan Ö. aleyhine dava açılmıştır.Bu nedenle mahkemenin gerekçesinin doğru olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi taraf delillerinin toplanması, değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8556, K. 2010/10069, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama