KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8566 E., 2010/10170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- DÜZCE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/03/2010
- Numarası
- 2009/44-2010/69
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları M. B. 582 ve 770 parsel sayılı taşınmazları hukuki ehliyete haiz olmadığı halde temlik ettiğini, işlemin aynı zamanda mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu, hileye düşürüldüğünü ileri sürerek tapunun iptal ve tescilini istemişlerdir.
Davalı,8.6.2006 tarihli oturumda davayı kabul ettiğini imzası ile beyan etmiştir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince davaya dahil edilen mirasçılardan bir kısmının davaya olur vermemeleri gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece Türk Medeni Kanununun 640.maddesi uyarınca terekeye temsilci atanmasının sağlanmasından sonra işin esası yönünden bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamı uyarınca tereke temsilci atanmasından sonra, davalının davayı kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Şerif Bayraktar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, hükmüne uyulan bozma ilamına göre taraf teşkilinden sonra davalının 8.6.2006 tarihli ilk oturumdaki davayı kabul beyanı gözetilerek dava konusu 582 ve 770 parsel sayılı taşınmazlara yönelik tapu iptal ve tescil davasının kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak davalının davayı ilk oturumu olan 8.06.2006 tarihinde kabul ettiği dikkate alındığında Avukatlık ücret tarifesinin 6.maddesi uyarınca hesaplanacak Avukatlık parasının ½ sinden ayrıca 492 sayılı harçlar yasasının 22.maddesi uyarınca alınması gereken harcın 1/3’ünden sorumlu tutulması gerekirken, anılan hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8566, K. 2010/10170, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama