KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8811 E., 2010/14158 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi,
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2010
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL.
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, çekişme konusu 109 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların vergi kaydı uygulanmak suretiyle şahıslar adına tespit edildiğini, uygulanan vergi kaydının sınırlarının gayri sabit ve genişlemeye müsait olduğundan, miktar fazlasının Hazine adına tespiti gerektiğini ileri sürerek, 109 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptaline, miktar fazlasının Hazine adına Tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, taşınmazın murisi evvellerinden intikal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı ve zilyetlikle iktisap şartlarının davalılar lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşü
-KARAR-
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiasına dayalı iptal ve tescil isteği ile, tespit maliki olmayan kişiler aleyhine açılmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, dava ehliyeti davada taraf olma yeteneğidir. HUMK’da taraf ehliyeti tanımlanmamış, 38.maddesiyle Medeni Kanuna yollamada bulunmakla yetinmiştir. Davaya ehliyet dava şartı olup, mahkemece, kendiliğinden (resen) gözönünde bulundurulması gereken bir usul kuralıdır. Bunun sonucu olarak, iptal ve tescil davalarının asıl kayıt maliklerine yöneltilmesi zorunludur.
Oysa eldeki dava, kadastro mahkemesinde tespite itiraz biçiminde yürütülürken, tespit malikleri davaya dahil edilmiş, mahkemece dahili dava yolu ile bir kişiye taraf sıfatı verilemeyeceği, bu nedenle tespitin 1991 yılında kesinleştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararın yüksek 16. Hukuk Dairesi’nin 13.10.2003 tarihli kararıyla onanması üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince temyize konu davada, davalılar lehine zilyetlik ile kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen eldeki dava, Kadastro Mahkemesindeki davanın devamıdır. Kendisine dava yöneltilmeyen kişilere daha sonra dahili dava yoluyla da olsa taraf sıfatı verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda davada taraf teşkili sağlandığı ve husumetin doğru yöneltildiğini söyleme olanağı yoktur. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8811, K. 2010/14158, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama