KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/8903 E., 2010/9755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- ANKARA 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2008
- Numarası
- 2007/498-2008/60
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, davalılarla birlikte 6 ayrı parsel üzerinde toplam 56 konut bulunan kooperatife ortak olduklarını ferdileşme sırasında ortak alan olması gereken ısı merkezinin (arsa payının) davalılar adına .ada . parsel numarası ile tescil edildiğini ileri sürerek, ortak alanın tüm kooperatif üyeleri adına iptal ve tescilini istemişler, 04.05.2007 havale tarihli dilekçe ile ortak yerin tapusunun iptali ile tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılardan H. davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı H.T. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve ortak alan olarak tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden, dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölüm maliklerinden 3 nolu bağımsız bölüm maliki O.E. davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacılar, ortak alan olarak tesil edilmesi gereken ısı merkezinin 5 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölüm malikleri adına tescil edildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açtıklarına göre, tüm maliklerin davada yer almalarının gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davanın niteliği gözönünde bulundurularak 5 parsel sayılı taşınmaz Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine tabi olup bağımsız bölüm malikleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan dava dışı 3 nolu bağımsız bölüm malikinin davaya katılımının temini, davanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası yönünden bir hüküm kurulması gerekirken değinilen usuli eksiklik giderilmeden yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/8903, K. 2010/9755, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama