İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/9762 K.2011/1395

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2010/9762Karar2011/1395Tarih11 Şubat 2011Okuma4 dk · 832 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/9762 E., 2011/1395 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2011
Mahkemesi
KEŞAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
24/06/2009
Numarası
2006/88-2009/210
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

832 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı, miras bırakan H..'ın mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak çekişme konusu 16 parselin geldisi olan 5 parsel sayılı taşınmazı ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, iptal ve muris adına tescilini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuş, birleşen davasında ise; miras bırakanın bedelini ödeyerek alıp davacı (karşı davalı) adına tescil edilen taşınmaz kaydının iptali ile mirasçılar adına tescili, olmazsa tenkisi isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.02.2011 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava ise tapu iptal tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.

Mahkemece, asıl davanın kabulü ile tüm mirasçılar adına tesciline;birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan H..'ın maliki olduğu 5 parsel sayılı taşınmazını 31.12.1985 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı eşi H..ye temlik ettiği ,onun da edindiği 5 parseli 2'ye ifraz ettirerek 15 ve 16 parsellerin oluştuğu,çekişmeye konu edilen 16 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Asıl davada davacı, miras bırakanın yapmış olduğu bu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Birleşen davada ise eldeki davanın davalısı H.., yine eldeki davanın davacısı N..aleyhine;murisin bedelini ödeyerek çekişme konusu 6 parsel sayılı taşınmazı davalı oğluna satın aldığını ve onun adına sicil kaydının oluşturulduğunu ileri sürerek dava açmış,mahkemece birleşen davada davacının iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, birleşen davada davacının dava konusu taşınmazın bedelinin muris tarafından ödendiği iddiasının kanıtlanamadığı belirlenmek ve benimsenmek suretiyle birleşen davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının, (birleşen davanın davacısının) öteki temyiz itirazları yerinde değildir,reddine.

Davalının, diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıttır. (B.K.m.5ll).Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusuda bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer.(B.K.m.5l4).

Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikinde muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır.(B.K.m.l8).

Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun l.4.l974 gün ve l/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı,temlik edilen malın,tüm mamelekine oranı,bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir.Somut olaya gelince,muris H..'ın,

maliki olduğu ve çekişmeli taşınmazın öncesini teşkil eden 5 parsel sayılı taşınmazını temlik ettiği 31.12.1985 tarihi ile ölüm tarihi olan 24.2.2005 tarihine kadar (uzunca bir süre geçmesine karşın) davalı H.'nin bakım borcunu yerine getirmediğine yönelik herhangi bir iddiasının ve davasının olmadığı dosya kapsamı ile de sabittir.

Her nekadar, eşlerden birinin diğerine yasadan kaynaklanan sebeplerle bakım borcu bulunmakta ise de;kendisi ile ölünceye kadar bakma akdi yapamayacağına dair bir kural da yoktur.Bu husus, gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamalarıyla duraksamaya yer bırakmayacak şekilde benimsenmiştir. O halde, yukarıda değinilen ilkeler gözetildiğinde miras bırakanın gerçek amacının mirasçıdan mal kaçırma amacını taşıdığını söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmadığı gibi; kabul tarzı itibarı ile de davadaki istek muris adına tescil ya da o da öldüğünden tüm mirasçılar adına tescil olduğu ve dava dışı mirasçıların da bulunduğu gözetildiğinde mahkemece diğer mirasçıların açılan davaya muvaffakatları sağlanmadan veya TMK 'nun 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması temin edilerek davanın görülebilirlik koşulu yerine getirilmeden neticeye gidilmiş olması da isabetli değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalının, temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 11.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/9762, K. 2011/1395, 11 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/9762
Karar No
2011/1395
Tarih
11 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/9764 K.2011/1582
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/9766 K.2011/751
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9775 K.2011/670
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9777 K.2011/704
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/9778 K.2011/1394
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/9780 K.2011/1392

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.