KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/10123 E., 2011/11973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- TEKİRDAĞ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/03/2011
- Numarası
- 2008/145-2011/54
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, 53 ada 7 sayılı parselin 10 yılı aşkın süredir kayyımla idare edildiğini ileri sürerek, kayıt maliki H.'nin gaipliğine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Dava ihbar olunanlar, taşınmazdaki yapıların kendilerine ait bulunduğunu, zilyetliğe dayalı dava açtıklarını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, T.M.K.'nın 588.maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, gaiplik ve iptal-tescil isteklerine ilişkin olup, hasım gösterilmeden açılmış; aşamada, taşınmazın zilyetlerine ve muhdesat şerhi lehdarlarına ihbar edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu 53 ada 7 sayılı parselin 1997 yılından beri kayyım ile yönetildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, kayyımın atanması ve kayyımın görev ve sorumlulukları ile ilgili TMK.'ndaki hükümler ile 3561 Sayılı Yasa hükümleri dikkate alındığında, ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla iptal-tescil isteğini içeren bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu açıktır.
Hal böyle olunca, öncelikle kayyımın davada yer alması sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması, ondan sonra işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, yargılamanın görülebilirlik koşulu gözardı edilip hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre, gerekçeli kararda ''Kararın ulusal gazetede ilanına'' denmek suretiyle kısa kararla çelişki yaratılması da doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/10123, K. 2011/11973, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama