KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/11452 E., 2012/1926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- LÜLEBURGAZ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/06/2011
- Numarası
- 2010/527-2011/304
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kök murisleri C.. B..'ın T.. köyünde bulunan .. parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya verdiğini, bu istemin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacına yönelik olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında tesciline veya tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, miras bırakanın temlikteki amacının mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal - tescil isteğine ilişkindir.
Getirtilen kayıtlardan, muris C..'in 06.05.1999 tarihli akitle dava konusu T.. Köyü Köy içi Mevkinde bulunan .. parsel sayılı taşınmazını ve dava dışı Y.. T.. Köyü Y.. Mevkinde bulunan 735 ve .. parsel sayılı taşınmazlarını ölünceye kadar bakıp gözetme koşuluyla davalı oğlu F..'a temlik ettiği görülmektedir.
M.. diğer çocukları, temlikteki asıl amacın mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, özellikle tanık anlatımlarından murise davalı tarafından bakıldığı sonucuna varılmaktadır. Ancak, bir kimsenin bir taşınmazı ya da o taşınmazdaki bir payı veya gelirini tahsis etmek suretiyle kendisine bakılmasını sağlama olanağı varken tüm mal varlığını bakım borçlusuna aktarması mirastan mal kaçırma amacını taşıdığına delil teşkil eder.
Ne var ki, yargılama sürecinde bu yönden bir araştırma ve değerlendirme yapılmış değildir.
Hal böyle olunca, murisin tüm malvarlığının saptanması, dava konusu edilen taşınmazın değeri ile dava dışı bırakılan mal varlığı arasında oranlama ve yukarıda değinilen ilke doğrultusunda değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/11452, K. 2012/1926, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama