İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/14128 K.2012/3937

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/14128Karar2012/3937Tarih3 Nisan 2012Okuma5 dk · 945 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/14128 E., 2012/3937 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2012
Mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
21/07/2011
Numarası
2008/391-2011/169
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

945 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, miras bırakanı M. Y.nın taşınmazlarının bir kısmının tam bir kısmının yarı payını satış ve bağışlama şeklinde davalı kardeşine devrettiğini, diğer mirasçıların haklarının ihlal edildiğini ileri sürüp, . ada . parseldeki 1, 4, 6 ve 10 nolu bağımsız bölümler ile .ada 4 sayılı parselin tapularının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiş, yargılama sırasında sadece . ada . parseldeki 4 nolu bağımsız bölümün 1/2 payı yönünden davaya devam ettiğini, diğer taşınmazlarla ilgili davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalı, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte bulunan T.M.K.'nun 505. maddesi uyarınca anne-baba-eş bırakmadan ölen miras bırakanın mirasının tamamında tasarruf edebileceğini, satışın gerçek olduğunu, son zamanlarında sağlığı bozuk olan miras bırakanın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla taşınmazdaki payını sattığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, işlemin danışıklı olduğu gerekçesiyle . ada .parsel sayılı taşınmazlardaki 4 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.04.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Ö. E. ile temyiz edilen vekili Avukat A..Y.. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kabul kapsamına alınan 4 no'lu bağımsız bölümün 1/2 oranında maliki olan tarafların mirasbırakanı M. bu payını 2006 yılında diğer paydaş ve aynı zamanda kardeşi olduğu anlaşılan davalı A..'ye satış suretiyle temlik ettiği kayden sabittir.

Davacı, anılan bu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince, mirasbırakan M.21.3.2008 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğü, davalı A. murisin öz kardeşi, davacı A.ise mirasbırakanın baba bir, anne ayrı, üvey kardeşinin kızı olduğu anlaşılmaktadır.

Gerçekten de, satışa konu edilen payın akitte gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında farkın varlığı tespit edilmişse de, yukarıda değinilen ilkeler gözetildiğinde anılan bu fark muvazaanın objektif unsurunu teşkil etmekte olup başlı başına muvazaa olgusunun varlığını oluşturmaz. Muvazaa olgusunun varlığının kabul edilebilmesi için objektif unsurun yanı sıra subjektif unsurun da bulunması gerekir. Bunun için de, mirasbırakanın temlikteki gerçek iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açığa kavuşturulması zorunludur.

Davaya konu olayda, objektif unsurun varlığı sabit ise de subjektif unsurun gerçekleştiğinden söz edilemez. Zira, temlik 2006 tarihinde yapılmış, oysa mirasbırakan 2008 tarihinde ölmüştür. Hemen belirtilmelidir ki, TMK'nun uygulanmasına dair 4722 sayılı Yasanın 17.maddesi hükmüne göre mirasçılık ve miras, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre belirlenir.

TMK'nun 10.5.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5650 sayılı Yasa ile değişik 506.maddesinde kardeşlerin saklı pay sahibi olmadıkları öngörülmüştür. Gerçekten de, savunmada olduğu gibi mirasbırakanın gerçek iradesi mal kaçırma olsa idi, temlik satış gibi gösterilmez, doğrudan bağış yapılırdı.

Böylesi bir durumda da olayda muris muvazaasının yasal dayanağını teşkil eden 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uygulanamayacağı gibi, ayrıca davacının saklı pay sahibi olmaması sebebiyle TMK'nun 560 ila 571 maddeleri arasında öngörülen tenkis davası açmasına da olanak bulunmayacaktı.

Diğer taraftan, muris M.21.3.2008 olan ölüm tarihinden 3 yıl önce rahatsızlanıp bakıma muhtaç hale geldiği, öldüğünde 90 yaşında olan murisin gerek sağlık yönünden gerekse beşeri, her türlü ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılandığı, ayrıca yine davalı tarafından bakıcı tutulmak suretiyle murisin bakımının da temin edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Bilindiği gibi, satış bedelinin mutlaka para olması zorunlu olmayıp semenin belirli bir hizmet veya başka türlü bir yardım da olabilmesi mümkündür. Bu husus gerek yargısal uygulamalarla, gerekse öğretide benimsenen bir kuraldır.

O halde, değinilen bu somut olgular yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde mirasbırakanın davalıya yapmış olduğu pay temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığı kabul edilemez.

Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/14128, K. 2012/3937, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/14128
Karar No
2012/3937
Tarih
3 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/14129 K.2012/6854
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/14129 K.2012/10703
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/14130 K.2012/11207
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/14130 K.2012/6855
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/14131 K.2012/6856
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/14131 K.2012/11176

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.