İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/2403 K.2011/7869

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı Şirket, kayden maliki olduğu çekişme konusu 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazları, davalı Şirketlerin haklı ve geçerli bir nedenleri olmaksızın kullandıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve…

Esas2011/2403Karar2011/7869Tarih4 Temmuz 2011Okuma5 dk · 995 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/2403 E., 2011/7869 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2011
Mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2010
Numarası
2008/274-2010/445
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

995 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı Şirket, kayden maliki olduğu çekişme konusu 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazları, davalı Şirketlerin haklı ve geçerli bir nedenleri olmaksızın kullandıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ve davalı A.O..Petrol Şirketi vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 04.07.2011 Pazartesi günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Z. Ş. C. ile yine temyiz eden A. O. Petrol İnş. Tur. Taah.San. Tic.Ltd.Şti. vekili Avukat K.Ü., Avukat C. D.

T.geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı.

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, Mahkemece, davanın, davalı....İnşaat Şirketi yönünden reddine, diğer davalı A. O. Petrol Şirketi aleyhindeki dava ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı şirketin, çekişme konusu taşınmazın kayıt maliki olduğu, davalı ..İnşaat Şirket ile arasında 4.4.2006 tarihli taşınmazın harici satışı konusunda anlaşma yapılarak,zilyetliğin devredildiği, sicil kaydında mevcut takyidatların kaldırılması sonrası sicilin davalı ...İnşaat Şirketine resmi olarak devredileceği, ancak,davacı tarafın kararlaştırılan takyidatların kaldırılmamış olması sebebiyle tarafların 13.12.2007 tarihinde düzenlenen belgede belirtildiği üzere, harici satıştan vazgeçildiği ve feshi konusunda uzlaşma sağlandığı,

taşınmazın resmi olarak ahara devredilmemiş olması halinde 1.5.2008 tarihine kadar davalı ...İnşaat Şirketinin taşınmazı kullanmasına muvafakat edildiği, bu muvafakat dairesinde taşınmazın davalı ...İnşaat Şirketinin %80 ortağı bulunduğu ve aralarında biyolojik ve organik bağ bulunan,diğer davalı A. O..Petrol Şirketinin kullanımına bırakıldığı ve böylece, davalı A. O.. Petrol Şirketinin taşınmazı kullanmaya devam ettiği,ancak,A. O..

Petrol Şirketinin davacı Şirket ile 10.4.2006 başlanğıç tarihli ve 1 yıl süreli olmak kaydıyla kira sözleşmesi yapıldığını ve sözleşmeye istinaden taşınmazın kullanıldığını savunmuş ise de, yapılan

araştırma neticesinde, anılan sözleşmenin yasaca himaye görmeyeceği ve hukuken bir değer taşımayacağının saptandığı; ayrıca, davacı Şirket tarafından davalı ... İnşaat Şirketine taşınmazda fuzuli şagil olduğu ve tahliye edilmesi gerektiğini belirterek keşide edilen ihtarnamenin bila tebliğ iade olunduğu; öte yandan, davalı ...İnşaat Şirketi tarafından kira bedeli olduğu belirtilen, davacı Şirketin ihtarnamede belirtilen banka mevduat hesabına bir takım ödemelerde bulunulduğu ve davacı Şirketce tahsil edildiği, Şirket defterine tahakkuk eden ecrimisil bedeli olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, taraflar arasında geçerli korunması gerekli bir kira sözleşmesi bulunmadığı sabit olup, 1.5.2008 tarihinden sonraki kullanımın yasal dayanağının bulunmadığı görülmektedir.

Bu sebeple, davalı A. O. Petrol Şirketi yönünden elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Gerek bu şirket, gerekse diğer davalı şirket arasında organik bir bağın bulunduğu ve taşınmazı haricen satın alan davalı ...İnşaat Şirketinin diğer davalı A. O.. Petrol Şirketine kullandırmış olması olgusunun hukuki muaraza yaratma niteliğinde bulunduğu ve bu şekilde elatma olgusuyla birlikte ecrimisilden diğer şirketle beraber davalı O İnşaat Şirketininde sorumlu tutulması ve onun hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması doğru değildir.

Bilindiği üzere, özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir.Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarakta vucuda getirilebilir. Yeterki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar.Nitekim bu kural l8.3.l942 tarih 37/6 sayılı inançları birleştirme kararında açıkça vurgulanmıştır.

Ne varki, kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil,bir hakkın doğumuna,değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muamele)dir.

Bu nedenle, dava değeri 40.-YTL yi aşan (23.6.1996 gün ve 4146 Sayılı Yasa uyarınca) sözleşmeler hakkında tanık dinlenilebilmesine olanak tanımayan HUMK.’nun 288.maddesi 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 2/b maddesi ise değiştirilmiş ve tanıkla ispat yasağı 400.-YTL’nin üzerine yükseltilmiştir. Bu oran, 5219 ve 5236 Sayılı Yasalara göre yapılan katsayı artışı sonucu 2006 yılı itibari ile 430.-YTL, 2007 yılında 460.-YTL, 2008 yılında ise 490.-YTL olmuştur.

Bu düzenlemeye göre, bu miktarın üzerindeki sözleşmeler hakkında tanık dinlenmesine olanak yoktur. Kira sözleşmesinin varlığı ancak, yazılı delille ispat edilebilir. Hemen belirtilmelidir ki, sözü edilen miktar, yıllık kira tutarına bakılarak belli edilir.

Sözlü kira sözleşmesi kurulduğu yolundaki savunmanın, ilgilisine (davalıya yada davalılara) yemin teklif etme hakkı verebileceği; ayrıca HUMK.nun 292. ve 293.maddelerinde değinilen ayrıcalıklarında gözetilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur.

Bu ilkeler gözetildiğinde, davalı tarafın, kira bedeli adı altında davacı Şirketin hesabına yatırılan paranın, davacı şirket tarafından tahsil edilmesi Şirket defterlerine kira bedeli olarak değil, ecrimisil olarak geçmesi karşısında, bu durum, taraflar arasında zimni kira ilişkisinin bulunduğu şeklinde değerlendirilemez.Esasen, bu husus mahkemeninde kabulündedir. O halde, varlığı ileri sürülen kira aktine Borçlar Kanununun 38.maddesi uyarınca icazet verildiği düşünülemez ve kabul edilemez.

Diğer taraftan, hemen belirtilmelidir ki; ecrimisil, taşınmazı haksız kullananın, taşınmaz malikine ödemekle yükümlü bulunduğu işgal tazminatı olup, en az kira bedeli, en fazla mahrum kalınan gelirdir. Mahkemece ecrimisilin bu şekilde belirlenerek hüküm altına alınması doğru ise de, haksız işgal tazminatı kaynaklı olarak belirlenen bedele KDV ilave edilerek hüküm altına alınmasında isabet yoktur.

Zira, KDV'nin hangi esas ve usullerde ve hangi durumlarda tahakkuk ettirileceği 3065 sayılı Yasada açıkça vurgulanmış olup, haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilin bu Yasa kapsamına girmediği açıktır.

Ayrıca, esas davada 1.5.2008 tarihinden esas davanın açıldığı 10.7.2008 tarihine kadarki dönemi kapsar şekilde ecrimisil hüküm altına alınmasına karşın; birleşen dava yönünden, bu dava sebebiyle işgal tarihi olarak kabul edilen esas davanın açıldığı 10.7.2008 tarihinden birleşen davanın açıldığı tarihe kadar olan dönemi kapsar şekilde ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, birleşen davada, 1.5.2008 tarihinden itibaren birleşen davanın açıldığı tarihe kadarki dönemi kapsar biçimde, mükerrer olacak şekilde ecrimisilin hüküm altına alınmış olmasıda isabetsizdir.

Öte yandan, hüküm altına alınan ecrimisil bir ticari ilişkiden kaynaklanmamaktadır.

Haksız fiil niteliğindeki fuzülü işgalden doğduğundan, belirlenen ecrimisile dönem sonları itibariyle faize hükmedilmesi gerekirken, toplam ecrimisil tutarı üzerinden faizinde karar altına alınmış olması isabetsizdir.Öyleyse, tarafların temyiz itirazları, yukarıda değinilen yönler itibariyle yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden tarafların vekilleri için 825.00.'şer-TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/2403, K. 2011/7869, 4 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/2403
Karar No
2011/7869
Tarih
4 Temmuz 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2404 K.2011/16272
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/2405 K.2011/36582
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/2405 K.2011/4227
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/2405 K.2011/15791
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/2406 K.2011/3969
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/2407 K.2011/36583

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.