İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/3357 K.2011/3593

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/3357Karar2011/3593Tarih28 Mart 2011Okuma4 dk · 888 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/3357 E., 2011/3593 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2011
Mahkemesi
ANKARA 21. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
12/05/2010
Numarası
2009/178-2010/146
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

888 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, dava konusu 36879 ada, 2 parselde kardeşleri ile paydaş olduğunu, dava dışı yüklenici şirket ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 20,23 ve 24 nolu bağımsız bölümlerin kendilerine isabet ettiğini, aralarında yaptıkları anlaşmaya göre de 24 nolu bağımsız bölümün adına tescilinin kararlaştırıldığını, yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, inşaatı yarım bıraktığını, yükleniciden haricen pay satın alan davalı B.G.’ün, arsa sahiplerinden vekâlet alarak ve para toplayarak inşaatı bitirmeye çalıştığını,

iştirakçilerden N.Y.’nın yönlendirmesi ve hileli davranışları ile davalı B.G.ü vekil kıldıklarını ancak anılan kişinin vekalet görevinin kötüye kullanarak 24 nolu bağımsız bölümü fikir ve elbirliği içinde hareket ettikleri diğer davalılara kısa aralıklarla tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, muvazaalı işlem yapıldığını, satış bedelinin ödenmediğini, 20 ve 23 nolu bağımsız bölümler hakkında da ayrı davalar açıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini olmadığı takdirde bedelinin tazminine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davalıların yanıltmaya yönelik hileli davranışlarının neler olduğunun somut olarak bildirilmediği, iddiaların soyut kaldığı, davanın kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla; duruşma talebinin dava değeri yönünden reddiyle, Tetkik Hâkimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava; tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkin olup mahkemece “hile iddiasının” kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı; davalılardan B.G.verdiği vekâletnamenin hile ile alınıp kötüye kullanıldığını ileri sürerek, eldeki davayı açmış, mahkemece hangi sebeple hile olgusunun gerçekleştiği yönünde davacı yanın bir açıklama getiremediği gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; vekâletin hile ile alındığı iddiasının aynı zamanda BK’nun 386. ve takip eden maddelerinde öngörülen vekâletin kötüye kullanılması hukuksal nedenini de içerdiği, doktrin yanı sıra istikrar kazanan yargısal uygulamalarla kabul edilmiştir.

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekâlet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekâleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekâletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekâlet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekâlet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hâkim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkûm edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; davacı ve dava dışı kişilerin elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda malik oldukları, taşınmazlarla ilgili olarak dava dışı A.İnşaat Ticaret A.Ş. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları ve binanın anılan şirket tarafından % 63.20 oranında tamamlanabildiği,

inşaatın yarım bırakılması üzerine arsa maliklerinin bir araya gelerek masrafları kendilerince karşılanarak yarım kalan işlerin yapılması ve binanın tamamlanması bakımından davalı Barış Güngör’ü 20.03.2009 tarihinde vekil tayin ettikleri, bundan önce arsa maliklerinin yapılacak bağımsız bölümleri kendi aralarında düzenledikleri 14.04.2009 tarihli belgede kabul ettikleri üzere taksim edildiği, 24 nolu kat irtifaklı bağımsız bölümün davacıya, 20 ve 23 nolu bağımsız bölümlerin ise C.ve F.’ye ait olacağının kararlaştırıldığı,

buna göre vekil B.’ın görevini kötüye kullanmak suretiyle 24 nolu bağımsız bölümü 24.03.2009 tarihinde 7.000.-TL. bedelle Mehmet’e ve Mehmet’in de 28/04/2009 tarihinde 10.000.-TL. bedelle diğer davalı T.’a satış suretiyle temlik edildiği, diğer 20 ve 23 nolu bağımsız bölümler için de 10. ve 21. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı F.Y.tarafından açılan derdest davaların olduğu anlaşılmaktadır.

Ne varki; mahkemece bu iddia yönünden herhangi bir delil toplanmamış ve eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuştur.

O halde; mahkemece yapılması gerekli olan iş, iddia ve savunma doğrultusunda vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına ilişkin taraf delillerinin toplanılması, s. ve s.bir neticeye ulaşılabilmesi için aralarında hukuki ve fiili irtibat bağı bulunması ve HUMK’nu 45. maddesi hükmü uyarınca eldeki dava ile derdest bulunan davaların birleştirilmesinin düşünülmesi, tüm toplanan ve toplanacak delillerin yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatle yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmü açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/3357, K. 2011/3593, 28 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3357
Karar No
2011/3593
Tarih
28 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/3358 K.2011/2690
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/3359 K.2011/3834
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/3359 K.2011/3770
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/3359 K.2011/3251
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/3359 K.2011/2702
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/3360 K.2011/3175

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.