KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/338 E., 2011/1655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- MALATYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/03/2010
- Numarası
- 2008/508-2010/103
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Malatya 3.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.03.2010 gün ve 2008/508 esas, 2010/103 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 04.10.2010 gün ve 8223-9842 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 906 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle kayden davacıya ait olduğu, ancak hükümden sonra temyiz aşamasında 22.07.2010 tarihinde satış suretiyle dava dışı H. Ö.'a temlik edildiği ve bu kişi adına sicil kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur.
Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş HUMK.'nun 186.maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.
Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Kendiğinden (re'sen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kurulına göre, mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Hal böyle olunca, temyiz aşamasında dava konusu yerin temliki nedeniyle, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda HUMK.'nun 186.maddesi uyarınca usulü işlemlerin tamamlanması, ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/338, K. 2011/1655, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama