KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/4428 E., 2011/5132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- ANTALYA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/07/2010
- Numarası
- 2010/203-2010/209
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, dava konusu 774 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapu kaydının gayri sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu halde miktar fazlası ile tespit ve tescil edildiğini, ayrıca I.derece doğal sit, sazlık ve bataklık alanda kaldığını ileri sürerek, miktar fazlası tapusunun iptal ve tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;"dosya içeriğinden, toplanan delillerden çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 21.3.1958 tarihinde kesinleştiği davanın 10.4.2006 tarihinde açıldığı gözetildiğinde 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş" bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı M.K.Ö.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesi hükmü gözetilerek çekişme konusu 774 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 21.8.1958 tarihinden dava tarihi olan 10.4.2006'ya kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla, davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden, karar tarihinde yazılı olduğu üzere karar verilmiş ise de, 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesine eklenen 36/A maddesinde aynen;"Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali ile Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz" hükmü derpiş edilmiştir.
Buna göre, hangi halde, davalı tarafın avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmuştur. Ne varki, somut olayda olduğu gibi, davanın yasa gereğince reddedilmesi halinde davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücreti verilip verilmeyeceği yönünden bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/4428, K. 2011/5132, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama