İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/591 K.2011/1690

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/591Karar2011/1690Tarih17 Şubat 2011Okuma5 dk · 999 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/591 E., 2011/1690 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2011
Mahkemesi
ŞİŞLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
14/11/2006
Numarası
2005/42-2006/486
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

999 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki olduğu 9136 ada 8 parsel sayılı taşınmazını davalı ikinci eşine ölünceye kadar bakacağı inancıyla rucu koşullu olarak bağışladığını davalının bakım görevini yerine getirmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalı, yanıt vermemiştir

Mahkemece, davalının yeminden kaçındığı bu şekilde davacı iddiasının yemin delilli ile kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.10.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat S.. S..K..geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, rücu koşullu bağış hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden,davacı Kemal'in maliki olduğu 8 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 20.7.2001 tarihinde " kendisinden önce ölümü halinde mülkiyetin kendisine geri dönmesi şartı" ile davalıya bağış suretiyle temlik ettiği, üzerinde kalan 1/2 payında 21.3.2002 tarihli akitle aynı koşullarda yine davalıya bağışladığı anlaşılmaktadır.

Davacı, temliki işlemlerin ölünceye kadar bakım koşulu ile yapıldığını davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı ve dava dilekçesinin davalıya tebliği 7201 Sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesi hükmü uyarınca yapıldığı, keza yargılama aşamasında yemin davetiyesi de davacının 3 yaşındaki torunu O..'a yapıldığı ve Tebligat parçasına oğlu olarak yazıldığı, öte yandan gerekçeli karar tebligatınında davacının gelinine yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir.

Evvel emirde davalıya 7201 Sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesi hükmü uyarınca yapılan tebligatın komşu adı ve imzası bulunmadığından yasaya uygun düştüğü söylenemez.Diğer taraftan yukarıda değinildiği üzere sair tebligatlarında usul hükümlerinin anladığı manada geçerli olduklarını kabul etmek olanaksızdır.

Bilindiği üzere; yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi,iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.

HUMK'nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme,tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür.

Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde, taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşmadan haberdar edilmelidirler.Duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, açıklanan biçimdeki uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gereklidir.

Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle tebliğ ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve Tüzüğün amacı,tebliğin muhatabına ulaşması, konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca, kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.

Kural olarak tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen son adresinde yapılır. Ancak tebliği alacak kişinin müracaatının bulunması, kabulü koşuluyla her yerde yapılabilir. (Teb.K.M.lO) Tebligatı,tebliğ muhatabı adına almaya yetkili kimseler yasayla ayrıca belirtilmiştir.

Bu cümleden olarak tebliğatın vekil vasıtası ile takip edilen işlerde vekile (Teb.K.M.11); tüzel kişilerde yetkili temsilciye,bunlar birden ziyade ise yanlız birine, (Teb.K.M.12);tüzel kişiler adına kendilerine tebligat yapılacak kimselerin mutad iş saatlerinde bulunamamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir durumda oldukları takdirde orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine (Teb.K.M.13); muhatabın ikametğah adresinde bulunmadığı hal için, kendisiyle birlikte oturan ailesi efradından veya hizmetçilerinden birine (Teb.K.M 16);

belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlerin o yerde bulunmadıkları taktirde aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine,meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur veya müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde birlikte oturan aile efradından veya hizmetcilerinden birine (Teb.K.M.17), otel, hastane,fabrika ve mektep gibi içine serbestce girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan yerdekiler için o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amirine (Teb.K.M 18);

mevkuf veya mahkumlar için bulundukları yerin müdür veya memuruna (Teb.K.M 19) yapılması gerektiği belirtilen yasa maddeleri ile hüküm altına alınmıştır. Kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap namına kendisine tebliğat yapılabilecek kimselerden hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmamaları veya tebellüğden imtina etmeleri durumunda yapılacak işlemler de aynı yasanın 21. maddesinde düzenlenmiştir.

7201 sayılı Tebligat Kanunun 3320 sayılı kanunla değişik 21. maddesinde, " kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse ( kaçınırsa), tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı,o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde,tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine,

varsa yönetici ve kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır" hükmüne yer verilmiş.

Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin değişik 1. fıkrasında da, " muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adresde bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu,yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinme halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir" denilmiştir.

İşte, Tüzüğün anılan maddesinde yazılı şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle muhatabın ( yada muhatap namına tebligatı alabilecek olanların) bu adreste bulunduğu tevsik edilmeden. Tebligat Kanunun 2l. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi geçersizdir.

Hal böyle olunca, yukarıda değinilen şekilde dava dilekçesinin tebligatının yapılması, davalının sunacağı delillerin toplanması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken HUMK'nun 73. maddesi hükmü uyarınca usulü dairesinde taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası bakımından karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/591, K. 2011/1690, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/591
Karar No
2011/1690
Tarih
17 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/592 K.2011/1974
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/592 K.2011/1748
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/592 K.2011/759
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/593 K.2011/2457
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/593 K.2011/1257
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/593 K.2011/2055

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.