İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/6156 K.2011/6577

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/6156Karar2011/6577Tarih2 Haziran 2011Okuma5 dk · 1.016 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/6156 E., 2011/6577 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Haziran 2011
Mahkemesi
AKSARAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
29/07/2010
Numarası
2009/375-2010/301
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.016 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, miras bırakan annesi A.'nin 1623 ada 12 parseldeki 14 nolu bağımsız bölümünü dava dışı kişi aracılığıyla davalı oğlu K.'e satış suretiyle intikal ettirdiğini, aynı parsel 7 bağımsız bölüm nolu meskeni ile 1624 ada 5 sayılı parselini de ileride K.'e devredilmek üzere davalılar R...

İle Y...'a satış göstererek temlik ettiğini, yapılan işlemlerin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, yine murisin 12 sayılı parseldeki 6 ve 8 nolu bağımsız bölümlerini de 3.kişilere satarak, satış bedellerinin ise davalı K... tarafından alındığını ileri sürüp, 7 ve 14 nolu bağımsız bölümler ile 5 sayılı parsel bakımından tapu iptali ile mirasçılar adına tescil, 6 ve 8 nolu bağımsız bölümlere ilişkin olarak da miras payı itibariyle alacak isteklerinde bulunmuş, bilahare ıslah suretiyle alacak talebini arttırmıştır.

Davalılar K.., R... ve Y...; iddiaların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar ise davayı kabul ettiklerini bildirip, bilahare davacının haklılığı konusunda bilgileri olmadığını ve davayı kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.

Mahkemece, dava konusu 5 parsel ve 7 nolu bağımsız bölüm yönünden ispatlanamayan davanın reddine, 14 nolu bağımsız bölüm yönünden sübut bulan davanın kabulü ile davacının miras payı oranında iptal ve tescile, 6 ve 8 nolu bağımsız bölümler yönünden alacak talebinin kabulüne, diğer davalılar ve talepler yönünden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ile davalı K... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile alacak isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan A...’nin çekişme konusu 1624 ada 5 parsel sayılı taşınmazını 06.08.2007 tarihinde davalı Y...’a, 1623 ada 12 parseldeki 1.kat 7 nolu meskenini 27.06.2006 tarihinde davalı R.’a, 14 bağımsız bölüm nolu meskenini ise 04.06.2003 tarihinde dava dışı C... Ç...’a satış suretiyle temlik ettiği; C... Ç...’ın da 14 nolu bağımsız bölümü 1.8.2005 tarihinde aynı şekilde miras bırakanın oğlu olan davalı K...’e devrettiği; yine murisin alacak isteğine konu 1623 ada 12 parseldeki 6 nolu meskenini 25.04.2003 tarihinde ve 8 nolu dairesini de 18.4.2003 tarihinde üçüncü kişilere sattığı anlaşılmaktadır.

Davacı, davalılar Y... ve R...’a yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı ve de ileride davalı K...’e intikalini sağlamak üzere gerçekleştirildiğini, adı geçen davalıların emanetçi konumunda bulunduklarını, 14 nolu bağımsız bölümün de aynı amaçla ve danışıklı olarak davalı K...’e intikalinin sağlandığını, 6 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin ahara satış bedellerinin de davalı K... tarafından alındığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır.

Öte yandan, miras bırakanın sağlığında mal varlığının tamamını veya bir kısmını, mirasçıları arasında hoş görü ile karşılanabilecek makul ölçüler içerisinde paylaştırmışsa mirasçısından mal kaçırma iradesinden söz etme olanağı yoktur. O halde, miras bırakanın denkleştirme yapıp yapmadığı üzerinde durulması, miras bırakandan tüm mirasçılarına intikal eden, taşınır, taşınmaz ve hakların araştırılması, tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgelerin mercilerinden getirtilmesi, her bir mirasçıya geçirilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınarak paylaştırmanın mı ? yoksa mal kaçırma amacın mı ? üstün tutulduğunun aydınlığa kavuşturulması zorunludur.

Somut olaya gelince, miras bırakanın ölünceye kadar davalı oğlu K...’in yanında kaldığı, ekonomik durumunun iyi olduğu, 14 nolu bağımsız bölümünün akit tarihi itibariyle gerçek değeri ile satış bedeli arasında aşırı oransızlık bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. Öyle ise, bu olgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde anılan taşınmaz bakımından davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı K..’in bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

Diğer taraftan, her nekadar davacı, 6 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin satış bedellerine ilişkin olarak alacak isteğinde bulunmuş ise de; miras bırakanın satış bedellerini davalı oğlu Kemal’e verdiği yönündeki iddia, 1.4.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme kapsamına girmez. Miras bırakanın anılan bağımsız bölümleri temlikleri karşılığında satış bedellerinin verildiği, başka bir ifadeyle temliklerin muvazaa ile illetli olmadığı davacının da kabulündedir. Böylesi bir durumda koşulları varsa tenkis isteminde bulunulabileceği kuşkusuzdur. Nevarki, davacı tenkis talep etmemiştir.

O halde, alacak isteminin reddine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

Öte yandan; davalılar R... ve Y...’un güvenilir kişi-emanetçi konumunda oldukları ileri sürülmüş olup, bu davalılar bakımından mahkemece yapılan araştırma, soruşturma ve incelemenin hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Zira, çekişmeli 7 nolu mesken ile 1624 ada 5 sayılı parselin kullanım durumları ( adı geçen davalıların malik sıfatıyla tasarruf edip etmedikleri) kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulmamış, davalı K.ile ilişkileri net olarak ortaya konulmamış, 7nolu bağımsız bölümün sicil kaydındaki ipoteğe ilişkin kayıt ve belgeler getirtilip, incelenmemiş ve irdelenmemiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, adı geçen davalıların, davalı K...’in emanetçisi olduğuna dair iddia her türlü delille kanıtlanabilir.

Hal böyle olunca; davacının alacak davasının reddine karar verilmesi, davalılar R... ve Yakup bakımından soruşturmanın noksansız tamamlanması, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte irdelenip, değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının ve davalı K...’in, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/6156, K. 2011/6577, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6156
Karar No
2011/6577
Tarih
2 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/6157 K.2011/5956
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/6157 K.2011/5983
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/6157 K.2011/5082
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/6157 K.2011/7190
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/6158 K.2011/8580
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/6158 K.2011/5946

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.