KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/6454 E., 2011/11175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- AYAŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2010
- Numarası
- 2006/222-2010/178
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 8 parça taşınmaza davalının üretim artığı pasa yığmak, yol olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, taşınmaza yığılan malzemelerin kaldırılmasına, gelir kaybı için 30.356,40 TL tazminatın ve dökülen molozun temizlenip eski hale gelebilmesi için 227.559,68 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazlar hakkında kaymakamlıkça men kararı verilmesi üzerine taşınmaza yığılan malzemeleri kaldırıp, yeri temizlediğini, davanın konusuz kaldığını, uğranılan bir zararın bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu 5 parça taşınmaza davalının pasa yığmak ve yol açmak suretiyle müdahale ettiği, bilirkişilerce belirlenen eski hale getirme bedeli ile gelir kaybının tahsili gerektiği, diğer üç parça taşınmaza davalının bir müdahalesinin olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 1.11.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... ile temyiz edilen vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava ve birleşen dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım, tazminat ve tespit isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davalı şirketin 3213 sayılı Maden Yasası hükümleri uyarınca idareden almış olduğu maden ruhsatına istinaden kalker üretimi yaptığı sırada davacının maliki bulunduğu taşınmazlara pasa yığmak, yol açmak suretiyle elattığı ileri sürülerek eldeki davanın ikame edildiği, mahkemece, iddianın kısmen sübut bulduğu benimsenerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Davalının savunması ve özellikle dosya kapsamında yer alan yazı ve bilirkişi raporlarından, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda 3402 sayılı yasanın 22/a maddesi hükümleri gereğince yenileme faaliyetleri yapıldığı, davalının maden çıkardığı .. Köyü .. parsel sayılı taşınmazın sınırında değişiklik olduğu, yenileme işlemine karşı Ayaş Kadastro Mahkemesinde 2011/53 esas ile 2011/54 esas sayılı dava dosyaları ile itiraz edildiği, davaların derdest olduğunun bildirildiği görülmektedir.
Gerçekten de, yenileme işlemleri neticesinde çekişmeye konu edilen yerin savunma gibi davacının mülkiyet alanı kapsamında kalmadığının saptanması halinde davacının davada sıfatının kalmayacağı açıktır. Her ne kadar çap kaydı iptale kadar geçerli ise de, davada yıkım isteği de bulunduğundan yenileme faaliyetleri sırasında ortaya çıkacak durumun eldeki davayı etkileyeceği tartışmasız olup, bu dava bakımından meseleyi müstehire (bekletici mesele) kabul edilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
O halde, anılan kadastro yenileme işlemlerinin sonucu beklenerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/6454, K. 2011/11175, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama