KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/871 E., 2011/1957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
- Mahkemesi
- EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2009
- Numarası
- 2007/686-2009/846
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Edremit 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.12.2009 gün ve 2007/686 esas, 2009/846 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 14.10.2010 gün ve 10581-10447 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, kadastro tespit tarihi ile dava tarihi arasında 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacı Hazinenin, öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Diğer taraftan, yargılama sırasında yürürlüğe giren 11.1.2011 tarih ve 6099 Sayılı Yasanın 16.maddesiyle düzenlenen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde;"... yargılama giderlerinin davalıya yükletilemeyeceği..." hükmünün getirilmiş olması karşısında, yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılması da doğrudur.
Öte yandan, kural olarak davacının davasında haksız çıkmış olması halinde, davalı lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti tayini gerekeceği açıktır.
Ne varki, genel kuralın istisnası olarak hak düşürücü sürenin hukuki niteliği, yerleşik Yargıtay kararları ve yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği hususları birlikte gözetilerek, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine avukatlık ücreti tayin edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilebilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/871, K. 2011/1957, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama