İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/8967 K.2011/9421

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/8967Karar2011/9421Tarih26 Eylül 2011Okuma4 dk · 892 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/8967 E., 2011/9421 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2011
Mahkemesi
GAZİANTEP 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2010
Numarası
2008/560-2010/548
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

892 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden malik olduğu 986 parsel sayılı taşınmazını baldızının oğlu olan M.B.’a satış yoluyla temlik etmek amacıyla Tapu Sicil Müdürlüğüne götürüldüğünü, satış bedelinin banka aracılığıyla ödeneceği sözüne güvenerek tapuda ferağ verdiğini, bedelin ödenmemesi üzerine yaptığı icra takibi sırasında taşınmazın sırasıyla Ö., Ş., K.ve en son T. K.’a temlik edildiğini öğrendiğini, yaşlı ve yaptıklarını hatırlayamayacak kadar unutkan oluşundan yararlanıldığını, Adli Tıp incelemesi ile bu hususun kanıtlanabileceğini, hileli yollarla yapılan temlikin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamalarda ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayanıldığını, davalı Ş.hakkındaki davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece; Ş.hakkındaki davanın feragat, M.B. bakımından husumet yokluğu, diğer davalılar bakımından ise kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla; duruşma talebinin dava değeri yönünden reddiyle, Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava; hukuki ehliyetsizlik ve hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece; Ş.hakkındaki davanın feragat, M.B. bakımından husumet yokluğu, diğer davalılar bakımından ise kanıtlanamadığından dolayı reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili dilekçesinde açıkça; davacının 71 yaşında, yaşlı unutkan ve kandırılmaya müsait olduğunu ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yargılama aşamasında da yine açıkça hile nedeni yanı sıra ehliyetsizlik hukuksal nedenine de dayanıldığı vurgulanmıştır.

Sorunun sağlıklı bir biçimde çözümlenebilmesi için öncelikle temlik sırasında davacının hukuki ehliyete sahip olup-olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Ne varki; ileri sürülen ehliyetsizlik iddiası yönünden mahkemece yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur

Ehliyetsizlik; kamu düzeniyle ilgili olup, öncelikle ileri sürülen bu iddianın araştırılması gereklidir.

Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez.

Nitekim Medeni Kanunun “ fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir “ biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmesi, borç ( yükümlülük ) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış. 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin ( reşit ) olmayı kabul ederek “ ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. “ hükmünü getirmiştir.

“Ayırtım gücü “ eylem ve işlev ehliyeti olarak ta tarif edilerek aynı yasanın 13. maddesinde “ yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk yada bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir.

Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu yasa ile öteki yasaların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır.

Hemen belirtmek gerekir ki, Medeni Kanununun 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olması o işlemi geçerli kılmaz. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı 11.6.1941 tarih 4/21)

Yukarıda sözü edilen ilkelerin ve yasa maddelerinin ışığı altında olaya yaklaşıldığında bir kimsenin ehliyetinin tespitinin şahıs ve mamelek hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar itibariyle ne kadar büyük önem taşıdığı kendiliğinden ortaya çıkar.

Bu durumda, tarafların gösterecekleri, tüm delillerin toplanılması tanıklardan bu yönde açıklayıcı, doyurucu somut bilgiler alınması, varsa ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait doktor raporları, hasta müşahede kâğıtları, film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi zorunludur.

Bunun yanında, her ne kadar H.U.M.K.’nun 286 maddelerinde belirtildiği gibi bilirkişinin “rey ve mütalaası” hâkimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hâkimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.

Hele ayırt etme gücünün nisbi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli tıp kurumundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen Medeni Kanunun 409/2 maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür.

Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak araştırmadan sonra davacının “temlik sırasında ehliyetsiz olduğunun” anlaşılması halinde konunun kamu düzenini de ilgilendirdiği gözetilerek öncelikle davacının yasal biçimde temsil edilmesi sağlanmalıdır. Bunun için de davacı vekiline önel verilerek davacıya vasi tayin edilmesi ve vasi veya vasi vekili aracılığıyla yargılamaya devam edilmesi zorunludur.

Davacının “ehliyetli olduğunun” anlaşılması halinde ise ikinci iddianın yani taşınmazın M. B.’a temlik edildiği zannıyla Ö.

B.’na temliki ve bedelinin bilahare kendisine ödeneceğine ilişkin beyanların hile olarak nitelendirilip – nitelendirilemeyeceği, tapu istem belgesi ve diğer deliller karşısında davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, bu arada çekişmeli taşınmazın temlik değeri ile gerçek değeri arasında aşırı fark bulunup –bulunmadığı ve hile iddiasının her türlü delille de kanıtlanabileceği değerlendirilmelidir.

Hal böyle olunca; öncelikle ehliyetsizlik iddiası üzerinde durulmalı, davacının ehliyetli olduğunun saptanması halinde hile iddiası irdelenmeli ve her iki olasılıkta ilk temlikten sonraki temellük edenler yönünden olayı bilen ya da bilmesi gereken konumunda olup- olmadıkları diğer bir deyişle TMK’nun 2. maddesi anlamında iyiniyetli sayılıp- sayılmayacakları ve bunun sonucu olarak TMK’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp- yararlanmayacakları saptanmalı ve hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik tahkikatla yetinilerek yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi isabetli değildir.

Kabule göre de birleşen dava hakkında hüküm kurulmamış olması da doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HMK’nun 362 maddesi (HUMK’nun 428) uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/8967, K. 2011/9421, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/8967
Karar No
2011/9421
Tarih
26 Eylül 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/8968 K.2011/13352
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/8968 K.2011/9223
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/8968 K.2011/392
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/8968 K.2011/13177
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/8969 K.2011/13355
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/8969 K.2011/26907

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.