İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/9380 K.2011/11971

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/9380Karar2011/11971Tarih30 Kasım 2011Okuma4 dk · 759 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/9380 E., 2011/11971 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2011
Mahkemesi
SAMSUN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
28/04/2011
Numarası
2010/194-2011/144
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

759 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, çekişmeli taşınmazdaki 28 nolu dairenin kendisine ait olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve dairenin eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, 28 nolu dairenin davacıya ait olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne; dairedeki değişikliğin davalılarca yapıldığı kanıtlanamadığından bahisle de eski hale getirme isteğinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve eski hale iade isteklerine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; arsa vasıflı 1222 sayılı parselde davacı ile davalılardan M.'nın ve dava dışı pek çok kişinin paydaş oldukları, taşınmazın sonradan imar görüp 7480 ada 3 sayılı parsele dönüştüğü, üzerinde bodrum + zemin + 8 kattan oluşan kaçak yapı niteliğinde bina bulunduğu, çekişmeye konu dairenin onaysız projeye göre 5. kat 25 nolu daire olduğu, karşısındaki 24 nolu daire ile birleştirilerek davalılarca kullanıldığı, davacının ise herhangi bir yer kullanmadığı;

öte yandan, davacı ile dava dışı yüklenici arasında davacının taşınmazdaki payı karşılığı 13.08.1998 tarihli satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ve davacıya 28 nolu dairenin teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, dairenin yapılmaması üzerine davacı tarafından yüklenici aleyhine Samsun 1. As.H.M.sinde aynen ifa ve tazminat istekli 2003/656 es.s. dava açıldığı, yargılaması sonunda davanın kabul edilip 28 nolu dairenin davacıya teslim borcunun aynen ifasına karar verildiği, derecattan geçerek kesinleştiği, bunun üzerine davacının ilamı icraya koyduğu,

ancak davalılar tarafından şikayet yoluyla açılan Samsun 2. İcra M.sinin 2007/73 es.s. davası sonunda (2003/656 es.s. ilamın, tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle) çıkarılan tahliye muhtırasının iptaline karar verildiği ve bu kararında derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacı, yukarıdaki girişimlerinden sonuç alamayınca eldeki davayı açmış ve dava dışı yüklenici ile arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre çekişmeli dairenin kendisine isabet ettiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının taşınmazdaki payının davalıdan fazla olmasına rağmen kullandığı bir yer bulunmadığından ve davacının dava dışı yükleniciyle yaptığı sözleşmeden de söz edilmek suretiyle çekişmeli daireye elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlardan birinin kendi payı hakkında yüklenici ile tek başına düzenlediği kat karşılığı inşaat sözleşmesinin öteki paydaşları bağlamayacağı kuşkusuzdur.

Diğer taraftan, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman istiyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa, açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Bilindiği üzere, yurdumuzda sosyo-ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere yönelen aşırı akım ve nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle oluşan hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler kurulduğu bir gerçektir.

M.K.'nun 706, B.K.'nun 213, T.K.'nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz ise de, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak ( fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şüyuun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması "ahde vefa" kuralının yanında M.K.'nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir.

Aksi halde pekçok kimse zarar görecek, toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.

O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planı olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terkedildiği saptanmalı, harici veya fiili taksim yoksa, uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi M.K.'nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.

Somut olayda, yukarıda değinilen ilke ve olgular çerçevesinde bir araştırma ve değerlendirme yapılmış değildir.

Hal böyle olunca, değinilen ilke ve olgular çerçevesinde araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalıların, temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla) HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/9380, K. 2011/11971, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/9380
Karar No
2011/11971
Tarih
30 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/9380 K.2011/13669
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/9381 K.2011/11966
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/9381 K.2011/15254
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/9381 K.2011/19291
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/9381 K.2011/12456
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/9381 K.2011/26688

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.