KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/10010 E., 2012/14310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/02/2012
- Numarası
- 2011/52-2012/56
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve temliken tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, elatmanın önlenmesi, isteğinin kabulüne, yıkım ve temliken tescil isteklerin ise reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Asıl dava, çaplı taşınmazlara elatmanın önlenmesi ve yıkım, karşı dava ise temliken tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda;asıl dava bakımından elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım isteğinin ise fahiş zarar doğuracağı, asgari levazım bedelinin de davacı (karşı davalı) tarafından mahkeme veznesine depo edilmediği gerekçesiyle reddine, keza karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden,dava konusu taşınmazların davalı (karşı davacı)Belediyeye tahsisine ilişkin işlemlerin ön tahsis aşamasında kaldığı, kesin tahsise dönüşmediği, ön tahsis süresinin de 10.1.2011 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kayden davacıya ait çaplı taşınmazlara haklı ve geçerli bir neden olmaksızın yapılanmak ve taşkın bina inşa etmek suretiyle elattığı sabit olan davalının elatmasının önlenmesine ve TMK.nun 724 ile 725. maddesindeki koşulların davalı (karşı davacı) lehine gerçekleşmediği tespit edilerek temliken tescil isteğinin reddine karar verilmiş olması doğrudur. Davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davacı Hazine vekili mevcut yapılardan subjektif yararlanma olanağının bulunmadığını, temellük edemeyeceklerini bildirerek yıkım isteğinde ısrar etmiştir. Bu durumda TMK nun 723. maddesinin uygulamayacağı açıktır.
Hal böyle olunca, davacı Hazinenin yıkım isteğinin asgari levazım bedeli alınmaksızın kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yıkım isteği bakımından davanın reddi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/10010, K. 2012/14310, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama