KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/13981 E., 2013/2276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2013
- Mahkemesi
- OSMANİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/06/2012
- Numarası
- 2011/360-2012/406
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla; duruşma talebinin dava değeri yönünden reddiyle, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi,düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı dava dilekçesinde; maliki olduğu çekişme konusu 1763 ada, 56 parsel sayılı taşınmazı, ölünceye kadar bakım koşuluyla evlatlık edindiği davalıya devrettiği halde tapuda satış gibi göstermek suretiyle temlik yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın içeriğinden ve ileriye sürülüş biçiminden; davada taraf muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; taraf muvazaası hukuksal nedenine dayalı iddianın 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delille kanıtlanması zorunludur. davacının yazılı delil ibraz etmediği açıktır.
Ne var ki; davacı iddiasını yazılı delille kanıtlayamamış ise de dava dilekçesinde "sair deliller ..." demek suretiyle, 16/06/2011 havale tarihli delil dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; yazılı bir belgenin veya yazılı bir delil başlangıcının bulunmadığı durumlarda, iddia sahibinin son başvuracağı çare karşı tarafa yemin teklif etmektir. Bilindiği üzere; yemin 6100 sayılı HMK’nun 228. (1086 sayılı HUMK’nun 337. vd. ) maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen ve davayı sonuçlandıran yasal ve kesin delildir. Oysa eldeki davada davacıya bu olanak tanınmamıştır.
Hal böyle olunca; davacıya yemin önerme hakkının hatırlatılması, bu hakkın kullanılması halinde hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/13981, K. 2013/2276, 20 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama