KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/15621 E., 2013/2775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2013
- Mahkemesi
- PAZARCIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/05/2012
- Numarası
- 2011/645-2012/314
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup,Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 568 parsel sayılı taşınmazda davacı ile davalılardan A.'nun paydaş oldukları, diğer davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, komşu 444, 464, 465, 481 ve 488 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı davalıların kullanımında olup, çekişmeli 568 sayılı parsele tecavüzlü bulunduğu, ayrıca, 568 sayılı parselin komşu 444, 464, 465, 481 ve 488 parsel sayılı taşınmazların tecavüzlü olan kısımları dışında kalan bölümlerin tamamını ise davalı A.nun kullandığı anlaşılmaktadır.
O halde, davalıların ayrı ayrı kullanımında bulunan komşu 444, 464, 465, 481 ve 488 parsel sayılı taşınmazların çekişmeli 568 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, çekişme konusu 568 parsel sayılı taşınmazda davacı ile davalılardan A.nun paydaş oldukları, müşterek mülkiyete tabi çekişmeli taşınmazın, komşu 444, 464, 465, 481 ve 488 parsel sayılı taşınmazların tecavüzlü olduğu bölümler dışında kalan bölümünün tamamını davalı A.nun kullandığı belirlendiğine göre, davacı yönünden intifadan men koşulunun oluştuğu gözetilmek suretiyle paya vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, mutlak olarak el atmanın önlenmesine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, davalıların el atmanın önlenmesi bakımından bir krokiye atıfta bulunulmayarak infazda kuşkuya yer verecek şekilde karar verilmiş olmasınında isabetli olduğu söylenemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/15621, K. 2013/2775, 27 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama