KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/2936 E., 2012/5046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- BOLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/06/2011
- Numarası
- 2009/185-2011/377
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları dedeleri A.’in maliki olduğu 31 parça taşınmazı davalı oğullarına satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin kız çocuklardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında iptal ve tescile olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında 947 ve 1154 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davadan vazgeçmişlerdir.
Davalılar, temliklerin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların davalılara temlikinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Miras bırakan A. tarafından davalılara yapılan temliklerin muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğu saptanarak aşağıda belirtilen parseller dışında kalan taşınmazlar yönünden davanın kabul edilmesi kural olarak doğrudur. Davalıların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne varki, çekişme konusu 380 parsel sayılı taşınmazda, miras bırakan A. tarafından davalılara yapılmış bir temlik bulunmadığı, 109 ve 661 parsel sayılı taşınmazların da zilyetliğe dayalı olarak davalı İsmail adına tespit ve tescil edildiği gözetildiğinde, bu taşınmazlar yönünden 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur. Anılan taşınmazların kabul kapsamına alınması isabetsizdir.
Öte yandan, kabul tarzı itibariyle, kabul kapsamına alınan taşınmazlarda miras bırakan tarafından taşınmaz ve pay temlikleri ve davacıların miras payları gözetilerek, her bir taşınmazda iptal ve tescili gereken pay miktarı saptanarak hüküm altına alınması gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması da doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/2936, K. 2012/5046, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama