KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/3114 E., 2012/6470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/12/2011
- Numarası
- 2007/185-2011/773
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kayden davacıya ait 6 nolu imar parselinin Gaziantep 4. Noterliği'nin 01.08.2005 tarih, 24183 yevmiye numaralı vekaletnamesi kullanılarak vekil M.A.tarafından 09.09.2005 tarihinde davalı Ş.'a, ondan da 20.09.2005 tarihinde akrabası olan davalı A.M.'ye satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, satış işleminde kullanılan vekaletnamenin sahte olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davalıların iyiniyetli oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ne varki; dayanak vekaletnamenin sahte olduğu iddiasına dayalı eylemler sebebi ile vekil olarak devri gerçekleştiren M.A.hakkında cezalandırılması istemiyle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/174 Esas sayılı dava açıldığı ve bu dosyanın yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 27.08.2009 tarihli rapor içeriğine göre; dava konusu taşınmazların devrine dayanak vekaletteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının bildirildiği görülmektedir.
O halde; sahtecilik iddiasının sabit olduğu, ilk el konumunda bulunmasından ötürü davalı Ş.'ın Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, diğer davalı A.'nin de, Ş.'ın yakın akrabası olması, vekilinin 20.10.2011 tarihli oturumda; çekişme konusu yeri yeğenine davalı A.nin aldığını ifade etmiş olması karşısında, bu davalının da durumu bilen ve bilmesi gereken konumunda bulunduğu, T.M.K.’nun 1024. maddesi kapsamında iyiniyetli sayılamayacağı ve sonuç itibariyle aynı Yasanın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı açıktır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/3114, K. 2012/6470, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama