KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/3584 E., 2012/4048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/04/2011
- Numarası
- 2010/397-2011/185
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 02.05.2006 tarihinde satın aldığı 7 nolu meskenin bir bölümünü, bitişikte bulunan 8 nolu meskenin sahibi olan davalının kendi taşınmazı içine dahil ederek müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine, taşınmazının projeye uygun hale getirilmesine, masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, her iki taşınmazında evveliyatta M Ş..şahsa ait olduğunu, taşınmazını aldığı tarihten beri aynı şekilde kullandığını, tadilat projesinin de mevcut olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının müdahale ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım, bağımsız bölümler arasındaki duvarın projesine uygun hale getirilmesi ve masrafların davalıdan tahsili isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kat mülkiyeti kurulu 11 nolu parseldeki 7 nolu meskenin davacı, 8 nolu meskenin ise davalı adına kayıtlı olduğu, davacının bağımsız bölümünü 02.05.2006 tarihinde, davalının ise 24.02.1981 tarihinde satın aldığı, binanın inşaat ruhsatı alınırken verilen tasdikli mimari projesinin bulunduğu, mahallinde yapılan inceleme neticesinde; mimari projesinde 8 nolu meskende 2 oda olması gerekirken projeden farklı olarak 3 oda bulunduğu, odalardan birinin 7 nolu dairenin salonundan 8 nolu daireye ilave edilerek oluşturulduğu,
davalının sunduğu ve çekişme konusu bölümlere ait olduğunu ileri sürdüğü tadilat projesinin tasdikli olmadığı gibi tüm araştırmalara rağmen belediye arşivinde sözkonusu tadilat projesine rastlanmadığı, tapuya da yansıtılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; asıl olan yapının tasdikli mimari projesidir. Projesine aykırılık teşkil eden fiili duruma hukuken değer verilemeyeceği tartışmasızdır. Başka bir ifadeyle, mülkiyet hakkından kaynaklanan bütün hak ve mükellefiyetlerin alıcısına geçeceği, yeni mülkiyet sahibinin de mülkiyet hakkından doğan haklardan yararlanacağı ve yapının mimari projesine uygun hale getirilmesini isteme hakkının bulunduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; ana yapının inşaat (mimari) projesi esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi, öte yandan; projeye aykırılığın doğrudan davalının eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde de durularak, davalının eyleminden kaynaklanmadığının ortaya konulması halinde bağımsız bölümlerin projeye uygun hale getirme masrafının hak ve nasafet kuralları çerçevesinde olaya en uygun düşecek biçimde taraflar arasında denkleştirilmesinin de değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle tapuya yansıtılmayan tadilat projesine değer verilmek suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/3584, K. 2012/4048, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama