İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/3727 K.2012/4341

Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, paydaşı oldukları 603 ada, 3 parsel sayılı taşınmaza komşu 2 parselin paydaşlarından D.mirasçıları olan davalıların taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, yıkım…

Esas2012/3727Karar2012/4341Tarih16 Nisan 2012Okuma4 dk · 889 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/3727 E., 2012/4341 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2012
Mahkemesi
KOZAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
25/05/2011
Numarası
2010/171-2011/310
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

889 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, paydaşı oldukları 603 ada, 3 parsel sayılı taşınmaza komşu 2 parselin paydaşlarından D.mirasçıları olan davalıların taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, yıkım istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, yapı bedeli üzerinde hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıların 603 ada, 3 sayılı imar parselinde, davalıların murisi D.B.'nin ise komşu 2 sayılı imar parselinde pay maliki olduğu, 603 ada, 2 sayılı parselin 123 ada, 3, 4, 5, 18 ve 19 sayılı kadastral parsellerin şuyuulandırılmasından, 603 ada, 3 nolu imar parselinin ise 123 ada, 22 kadastral parselden geldiği, kadastral parsellere ilişkin tespitin 15/05/1980 tarihinde, imar uygulamasının 05/11/1987 tarihinde yapıldığı, gerek davacının gerekse davalılar ve davalıların murisinin imar uygulamasından önce kadastral parsellerde mülkiyetten kaynaklanan haklarının olmadığı,

imar uygulamasından sonra satın alma yoluyla pay iktisap ettikleri, davaya konu 2 parseldeki 94.50 m2'lik ana yapının 03/01/1978 tarihli kadastro tespit paftasında yer aldığı, fen bilirkişinin 19/04/2011 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 50.50 m2'lik kısmının ise kadastro sonrası ana yapıya ilave olarak yapıldığı, eksiğin tamamlatılması yoluyla getirtilen belgelerden davalıların murisi D.B.'nin imar uygulamasından sonra 23/09/2003 tarihinde iktisap ettiği payını, hükümden sonra 07/07/2011 tarihinde satış yoluyla K.. oğlu İ..

B..'ye temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki; yıkım istekli davalarda yapının arzın mütemmim cüz'ü olması (hakim gayrimenkulün) nedeniyle taşınmazdaki tüm kayıt maliklerinin davada yer alması zorunludur. Somut olayda; taşkın yapının yer aldığı 2 parsel sayılı taşınmazın (hakim gayrimenkulün) davalıların murisi D.B. dışındaki paydaşları davada yer almamışlardır.

Öte yandan; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanında doğal bir sonucudur.

Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 1086 sayılı HUMK.nun l86. ve 6100 sayılı Yasanın 125.maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.

Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.

Kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre,mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır. Oysa eksiğin tamamlatılması yoluyla getirtilen belgelerden; davalıların mirasbırakanı olduğu ileri sürülen D.B.'nin payını, hükümden sonra dava dışı kişiye satış yoluyla temlik ettiği halde yukarıda değinildiği üzere dava konusu 2 parselde davalıların murisi D.B.'nin temlik ettiği pay bakımından 1086 sayılı HUMK'nun 186., 6100 sayılı HMK'nun 125.maddesi gereğince öngörülen usuli işlemlerin yerine getirilmediği görülmektedir.

Ayrıca, yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır.

Ne var ki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür.

Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır.

Diğer yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.

298l sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.

Gerçekten, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur.

Ne var ki; mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca; davalıların murisi D.B.'nin 2 sayılı parseldeki payını temlik ettiği gözetilerek HUMK'nun 186. maddesi ( 6100 sayılı HMK'nun 125. maddesi) uyarınca usulü işlemin tamamlanması, çekişmeli yapının bulunduğu 2 sayılı imar parselinin tüm paydaşlarının davada yer almasının sağlanması, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca imardan önce haksahibi ise taşkın kısmın yıkılması halinde binanın tamamının yıkılıp yıkılmayacağının irdelenmesi eğer tümü yıkılacak ise tüm bedelin belirlenmesi ve bu bedel mahkeme veznesine depo ettirildikten sonra yıkım kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.

Kabule göre de; davada hasım olarak gösterilen davalılardan bir kısmı (R. D. ve G.) savunmalarında D.B.'nin mirasçısı olmadıklarını ifade ettiklerine göre mirasçılık belgesinin istenmesi, mirasçı olup olmadıklarının saptanması, mirasçı olmadıklarının anlaşılması halinde anılan davalılar bakımından davanın reddi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/3727, K. 2012/4341, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3727
Karar No
2012/4341
Tarih
16 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/3727 K.2012/12635
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/3728 K.2012/5652
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/3728 K.2012/7668
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/3728 K.2012/35077
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/3728 K.2012/10176
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/3728 K.2012/13097

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.