KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/5100 E., 2012/8160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- KÜÇÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2011
- Numarası
- 2008/652-2011/888
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, muhdesatın aidiyetinin tespiti davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, inançlı işlem iddiasına dayalı tapu iptal-tescil ve muhdesatın mülkiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden 2 sayılı parsel davacıya ait iken, 1/3 payını 21.09.1995 tarihinde davalıların miras bırakanına temlik ettiği, çekişmeli taşınmaz ile ilgili Küçükçekmece 2. Sulh Mahkemesi'nde 2007/1535 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının sürdüğü, muhdesatın aidiyetinin tespiti bakımından eldeki davanın sonucunun beklendiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı'nda belirtildiği üzere, inançlı işlem iddiasının yazılı delil ile kanıtlaması zorunludur. Davacı iddiasını kanıtlar biçimde yazılı delil ibraz etmiş değildir. Bu durumda iptal ve tescil isteğinin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davacının öteki temyiz itirazlarına gelince, davada iptal ve tescil yanında muhdesatın mülkiyetinin tespiti isteğinde de bulunulduğu halde, mahkemece bu yönde bir inceleme yapılarak bu istek bakımından bir karar verilmiş değildir.
Hal böyle olunca, öncelikle davalıların miras bırakanı M.S.'ın mirasçılık belgesinin istenmesi, tüm mirasçılarının davada yer alıp almadıklarının denetlenmesi, ondan sonra muhdesatın mülkiyetinin tespiti isteği bakımından taraf delillerinin toplanması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek bu istek bakımından da yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/5100, K. 2012/8160, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama