İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/5982 K.2012/6494

Yanlar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi,…

Esas2012/5982Karar2012/6494Tarih4 Haziran 2012Okuma5 dk · 993 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/5982 E., 2012/6494 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2012
Mahkemesi
EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
29/04/2011
Numarası
2005/357-2011/291
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

993 kelime·5 dk okuma

Yanlar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine olmadığı taktirde şuf'a hakkına dayalı olarak tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, murisin temliki işlemin yapıldığı tarihte hukuki ehliyetinin olmadığı kabul edilmekle birlikte, TMK'nun 2. maddesi kapsamında davacıların dava açmakta iyiniyetli olmadıkları, şuf'a davasının da süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların ortak miras bırakanı Y.

Ş.'in 24/02/2004 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğü davacıların Y.Ş.'in kardeşleri olduğu, davacılar ile muris Y.un paydaş oldukları 206 ada, 8, 9 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davacılar ile kardeşleri Y.'un vekil kıldıkları paydaş M.Ş.'in dava dışı yüklenici ile 06/03/1997 tarihli satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, sözleşme uyarınca anılan parsellerin tevhidinden oluşan 206 ada, 14 parsel sayılı taşınmazın 24/12/1997 tarihinde paylı olarak adlarına tescil edildiği,

muris Y.un çekişmeye konu 206 ada, 14 parselde yer alan 42/210 payını, 15/01/1998 tarihinde, davalı H.T.'e tapuda satış göstermek suretiyle 500,00 TL karşılığında temlik ettiği, anılan kişinin de temellük ettiği pay üzerinde diğer davalı kooperatif lehine 1. derecede ipotek tesis ettirdiği, muris Y.

Ş.hakkında Edremit Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/1999 tarih, 1999/481 Esas sayılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında Edremit Devlet Hastanesinden alınan 03/09/2009 tarihli raporunda "paranoid kişilik bozukluğu tanısı konulmakla birlikte, adli servisi bulunan bir hastahanede müşahade altına alınması gerektiğinin" bildirilmesi üzerine sevki sağlanan Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından hazırlanan 12/11/1999 tarihli raporda "paranoid kişilik bozukluğu tespit edilerek TCK'nun 47. maddesinden yararlanamayacağının belirlendiği", anılan rapora dayanılarak Edremit Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/102 Esas, 2000/276 sayılı,

03/05/2000 tarihli kararı ile vesayet altına alındığı, öncelikle ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı olarak açılan eldeki dava dosyasında Adli Tıp Kurumunun 4. İhtisas Dairesinin 7/12/2005 tarihli raporunda "...ilgili kişi hakkında gönderilen tıbbı belgelerin akit tarihinden bir buçuk yıl kadar sonrasından itibaren düzenlendiği,

murisin akit tarihine yakın günlerde gördüğü tedavilere ait tüm tıbbı belgelerin, hastane evrakları, poliklinik kaydı, rapor, reçete, sağlık karnesi vb. temin edilerek gönderilmesinin istendiği " mahkemece de vesayet altına alınmasında hükme esas alınan Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden verilen raporun dayanağı gözlem kağıtlarında bizzat Y.Ş.'in anlatımlarından "1983 tarihinde yaşadığı Hollanda ülkesinde akıl hastahanesine yatarak teedavi gördüğünün" anlaşılması karşısında Hollanda Yetkili Merciileri ile Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapılan yazışmalarda usuli eksikliklerin giderilemediği ve

sonuçta davacı vekilinin 23/03/2011 tarihli celsede tercüme evraklarının hazırlanması taleplerinden vazgeçtikleri, dosyanın mevcut haliyle Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi isteğinde bulunduğu, bu beyan üzerine mahkemece evrakın Adli Tıpa gönderilmesine ilişkin ara kararından dönülerek sonuca varıldığı anlaşılmaktadır.

Davacılar, miras bırakanın davalıya yapmış olduğu temliki işlem tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığını öte yandan paydaşı oldukları taşınmazda ön alım haklarının olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Ehliyetsizlik; kamu düzeniyle ilgili olup, öncelikle ileri sürülen bu iddianın araştırılması zorunludur. Ne var ki, mahkemece ehliyetsizlik iddiası yönünden yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez.

Nitekim Medeni Kanunun “ fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir “ biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmesi, borç ( yükümlülük ) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış. 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin ( reşit ) olmayı kabul ederek “ ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. “ hükmünü getirmiştir.

“Ayırtım gücü “ eylem ve işlev ehliyeti olarak ta tarif edilerek aynı yasanın 13. maddesinde “ yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk yada bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir.

Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu yasa ile öteki yasaların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır.

Hemen belirtmek gerekir ki, Medeni Kanununun 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olması o işlemi geçerli kılmaz. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı 11.6.1941 tarih 4/21)

Yukarıda sözü edilen ilkelerin ve yasa maddelerinin ışığı altında olaya yaklaşıldığında bir kimsenin ehliyetinin tesbitinin şahıs ve mamelek hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar itibariyle ne kadar büyük önem taşıdığı kendiliğinden ortaya çıkar.

Bu durumda, tarafların gösterecekleri, tüm delillerin toplanılması tanıklardan bu yönde açıklayıcı, doyurucu somut bilgiler alınması, varsa ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait doktor raporları, hasta müşahede kağıtları, film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi zorunludur.

Bunun yanında, her ne kadar H.U.M.K.’nun 286 maddelerinde belirtildiği gibi bilirkişinin “rey ve mutaalası” hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir

Hele ayırt etme gücünün nisbi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli tıp kurumundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen Medeni Kanunun 409/2 maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür.

Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa hükümleri çerçevesinde dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilerek mevcut raporlar, ceza dava dosyası, tanık anlatımları ve diğer tüm delillerle birlikte değerlendirilmek üzere mirasbırakanın çekişme konusu payı davalıya temlik ettiği 15/01/1998 tarihinde hukuki ehliyete haiz olup olmadığını net şekilde bildirir rapor aldırılması, alınacak sonuca göre soruşturmanın tamamlanarak toplanan ve toplanacak deliller gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerden ötürü, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/5982, K. 2012/6494, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5982
Karar No
2012/6494
Tarih
4 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/5983 K.2012/8746
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/5983 K.2012/6747
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/5983 K.2012/6991
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/5984 K.2012/6995
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/5984 K.2012/11259
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/5984 K.2012/8826

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.