KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/6295 E., 2012/10340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- ANTALYA 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2012
- Numarası
- 2010/730-2012/73
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 765 ada 57 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu ve tarafların miras bırakanı A. U.’un dava dışı kişilerle birlikte kayden paydaş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; eldeki dava, dava dilekçesinde istenilen ecrimisil miktarı üzerinden harçlandırılarak açılmış, elatmanın önlenmesi istemi yönünden ise herhangi bir değer belirtilmemiş ve yargılama sırasında da çekişmeli taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri saptanarak elatmanın önlenmesi isteği bakımından harç tamamlanmamış, mahkemece de hükmedilen ecrimisil miktarı üzerinden nispi karar harcı alınmak suretiyle neticeye gidilmiştir.
Oysa, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK'nun 413 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur. Başka bir ifade ile, elatmanın önlenmesi davaları Harçlar Yasasının 16. maddesi uyarınca nispi harca tabi olup, harç ikmali yapılmadan davanın sürdürülmesi olanaksızdır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30.ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi isteği bakımından dava değeri belirlenerek harç ikmalinin sağlanması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/6295, K. 2012/10340, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama