KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/7621 E., 2012/11524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- GAZİANTEP 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/04/2012
- Numarası
- 2011/329-2012/249
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, binanın asgari levazım bedeli karşılığında davacıya verilmesi ve yıkım isteklerinin reddine, elatmanın önlenmesi isteğinin ise kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, öncelikle TMK’nun 723. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde bulunan yapının asgari levazım bedeli karşılığında davacıya aidiyetine, olmadığı takdirde elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, binanın asgari levazım değeri karşılığında davacıya verilmesi isteğinin reddine, elatmanın önlenmesi talebinin davacının hissesi itibari ile kabulüne davalının müdahalesinin men’ine, yıkım isteğinin reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 646 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın kayden davacı ve dava dışı pek çok kişi adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, davalının kayıttan, mülkiyetten veya sözleşmeden kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı, yapılan keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ve krokisinde çekişme konusu taşınmazdaki binanın caddeye taşkın olarak inşa edildiği bu haliyle korunması gereken yapılardan olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının yapının asgari levazım bedeli karşılığında davacıya aidiyeti isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Ne varki, davacının paydaş olması nedeniyle TMK’nun 683. maddesi hükümlerinden kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanmak suretiyle dava açtığı gözetildiğinde yıkım isteğinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/7621, K. 2012/11524, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama