KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/8698 E., 2013/1316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2013
- Mahkemesi
- KAZAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/03/2011
- Numarası
- 2009/295-2011/123
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 05.02.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ile temyiz edilenler vekili Avukat geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, miras bırakan A. V.'nin, çekişmeli taşınmalara yönelik olarak davalı A.'e, satış yoluyla gerçekleştirmiş olduğu temliklerin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu tespit edilerek, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Öyleyse, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, kabul kapsamına alınan çekişmeli 967 ve 2293 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, miras bırakan tarafından, çekişmeli 967 sayılı parselde 560/700 payın, 2293 sayılı parselde 11200/14000 payın 29.2.2008 tarihinde davalı A.'e satış suretiyle temlik edildiği gözetilerek, temliki işleme konu bu paylar üzerinden, davacıların miras paylarına tekabül eden pay oranında iptal ve tescil kararı verilmesi gerekirken, davalı A.'in, anılan bu taşınmazlar bakımından, dava dışı kişilerden edindiği paylarında kabul kapsamına alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi;
dava dilekçesinde gösterilen ve itiraza uğramayan dava değeri üzerinden davada vekille temsil edilen davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, keşfen belirlenen ve yargılama sırasında harcı ikmal edilmeyen dava değeri üzerinden davacılar yararına fazla avukatlık parasına karar verilmiş olması da doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/8698, K. 2013/1316, 5 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama