KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/9787 E., 2012/13843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- KARADENİZ EREĞLİ 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2011
- Numarası
- 2011/948-2011/904
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davalı Hatice yönünden kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı H. bakımından davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, dava dilekçesinde bu istekler bakımından herhangi bir değer bildirilmediği gibi yargılama sırasında da harç ikmali yapılmadığı, başlangıçta alınan maktu harç ile davanın neticelendirildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK.nun 413. (6100 sayılı HMK.nun hükümleri) ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca dava değerinin elatılan yerin değeri ile elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından ibaret olacağı (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İBK) ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Öte yandan, Harçlar Kanununun harç alınmasını veya tamamlanmasını, yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Kanunun 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmış, 30. madde hükmünde de; "... muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK.nun 409. maddesinde (6100 sayılı Yasanın 150. maddesi) gösterilen süre içinde dosyanın muamaleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen elatmaın önlenmesi ve yıkım istekleri bakımından dava değeri belirlenerek harç ikmalinin sağlanması, ondan sonra işin esası bakımından bir hüküm kurulması gerekirken, anılan husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/9787, K. 2012/13843, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama