KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/9875 E., 2013/4745 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
- Dava türü
- TAPU İPTALİ, TESCİL VE ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası ....'nun, 594 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 10/60 payını mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava dışı kişileri aracı kullanmak suretiyle üvey kızı davalıya devrini sağladığını, davalının aralarında görülen 2005/189 esas sayılı davada işlemlerin muvazaalı olduğunu defalarca ikrar ettiğini ileri sürerek, miras payı oranında iptal ve tescil ile davalı ve annesi tarafından kullanılan binanın kendisine teslim edilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “...Bilindiği üzere; muvazaa nedenine dayalı olarak verilen kararlar yenilik doğurucu değil, açıklayıcı nitelik taşırlar. Bu suretle oluşan kararlara konu işlemler yapıldıkları tarihten itibaren butlanla malul olup yapılmamış sayılırlar ve iptal hükmü geriye etkili olarak sonuç doğurur. Öte yandan, muvazaalı işleme taraf olan kişinin iyiniyetli olduğundan söz etme olanağı da yoktur.
Tarafı bulunduğu işlem yok hükmünde olup, bu suretle oluşan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir. Bu durumda, taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığının ya da, tasarruf edildiğinin, diğer bir deyişle davacının intifadan (yararlanmaktan) men edildiğinin anlaşılması halinde, pay oranında el atmanın önlenmesi yönünden hüküm kurulması gereklidir.
Hal böyle olunca, mahkemece bu hususlar gözetilerek, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda gerekli araştırma yapılması, intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilip yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş, bozmadan sonra tapu iptal-tescile yönelik hüküm kesinleştiğinden tapuda infaz yaptırılarak davacı adına pay tescili yapıldıktan sonra davacı payını ...'e devredilmiş ve HMK'nın 125.
Maddesi uyarınca elatmanın önlenmesi isteği bakımından dava adı geçen kişi tarafından sürdürülmüş ve mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 2.4.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/9875, K. 2013/4745, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama