KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/1006 E., 2013/1912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2013
- Mahkemesi
- ŞAVŞAT SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/02/2012
- Numarası
- 2011/307-2012/32
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tahliye isteğiyle açılmış, Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi olarak nitelendirmiş olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmeli ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK.nun 120. (1086 sayılı HUMK.nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca; dava değerinin ve buna göre alınacak harcın çekişme konusu taşınmazın değerinden ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Anılan Yasa'nın 30. ve 32. maddelerinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Hal böyle olunca; nitelendirilen elatmanın önlenmesi isteği bakımından çekişmeli taşınmazla ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya çekişme konusu taşınmaz malın değerinin sorularak açıklattırılması, değere itiraz edilmesi halinde keşfen değerin saptanması, belirlenecek değer üzerinden nispi tarifeye göre harcın tamamlatılması, işin esasının incelenerek hükme bağlanması, gerektiğinde tespit edilecek değere göre görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken anılan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/1006, K. 2013/1912, 13 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama