İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/12876 K.2014/9366

Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi,…

Esas2013/12876Karar2014/9366Tarih7 Mayıs 2014Okuma5 dk · 901 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2013/12876 E., 2014/9366 K.·Mahkemesi : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2014
Tarihi
14/09/2012
Numarası
2012/369-2012/299
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

901 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Dava, tapuda malik olarak gözüken kişi ile Yunan uyruklu davacı Y.. K..'nın (G.. K..) aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı idarece temyiz edilmiştir. Davacı ilgili tapu müdürlüğüne yönelik olarak açtığı davada, 11.12.1979 tarihinde vekili aracılığı ile satın aldığı ve halen zilyedi bulunduğu 8047 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünde malik olarak gözüken Y... K.. isimli kişi ile Yunan uyruklu Batı Trakya Türk Azınlığına mensup 12.7.1946 doğumlu G.. ve R... oğlu Y.. K.. 'nın (G.. K...) aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 8047 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın L.. A.. adına kayıtlı iken 11.12.1979 tarihinde vekil S.. K.. tarafından R... oğlu Y.. K.. adına satın alındığı, tescile dayanak İzmir 3.Noterliğinin 5.12.1979 tarihli düzenleme vekaletnamesinde, İzmir, Kemalpaşa, Kızılüzüm köyü, 009 cilt, 112 hane ve 92 sayfada nüfusa kayıtlı R.. ve G.. oğlu Y... K.. tarafından vekil Sebahattin'e taşınmaz satın almak için yetki verildiği görülmektedir.

Ne var ki, vekaletnamede belirtilen ve vekil eden Yusuf Kahya'nın nüfus kayıt bilgileri nüfus idaresinden araştırılmış ve bu kişinin kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. Diğer bir deyişle, vekaletnamede ismi geçen ve daha sonra adına tapu kaydı oluşturulan T.C. Vatandaşı Y.. K.. isimli bir kişinin gerçekte mevcut olmadığı gibi, davacının Yunan uyruklu olduğu, Türkiye Cumhuriyeti nüfusunda kayıtlı olmadığı, yani vekaletnamenin sahte olduğu anlaşılmaktadır.

Öyle ise, olayda nam-ı müstear hukuksal nedenine dayanıldığının kabulünde zorunluluk vardır.

Hemen belirtilmelidir ki, 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca, çeşitli sebep ve amaçlarla bir taşınmaz kaydına gerçek malik yerine başka bir nam ve bir sözleşmede akitlerden biri yerine üçüncü bir şahsın gösterilmesinin mümkün olduğu,

bu gibi hallerde vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına yaptığı tasarruflarda olduğu gibi hukuki bir durum veya herhangi bir maksatla üçüncü şahıslardan gerçeği gizleme gayesi güdülebileceği, “kötüniyetli ve haksız gizlemeler” dışında, belirtilen olasılıklara göre açılacak bir davanın, gerçekten, ya mevcut bir hakka dayanarak bir el değiştirme veya bir hakkın korunması niteliğini taşıyacağı; bu durumun da, temsil ve vekalet ilişkisinde, mülkiyette halefiyet esası olarak kabul edilmiş bir husus olup, halefiyeti düzeltme amacıyla öncelikle mülkiyetin vekile aidiyeti düşünülse bile,

temsil hükümlerine aykırı olduğundan bunun korunması ve devamına hükmolunamayacağı, zira TBK'nin 509. maddesindeki “Vekilin, kendi adına ve vekâlet veren hesabına gördüğü işlerden doğan üçüncü kişilerdeki alacağı, vekâlet verenin vekile karşı bütün borçlarını ifa ettiği anda, kendiliğinden vekâlet verene geçer.” hükmünün bu düşünceyi doğruladığı,

öte yandan gerek taşınır, gerek taşınmaz mallara ilişkin olsun nam-ı müstear hadiselerinde, meselenin bir istihkak ve mülkiyet davası niteliğini geçemeyeceğinden, ne resmi senet, ne de şekil meselesinin bahse konu olamayacağı, meselenin akitte ve isimde muvazaayı kapsamına alan TBK'nin 19.maddesi kapsamında düşünülmesinin kanunun amacına uygun düşeceğine, değinildikten sonra sonuçta, nam-ı müstear davalarının dinlenebilir ve yazılı delil ile ispatının mümkün olduğuna, hükmolunmuştur.

Öte yandan, taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür taleplerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.

Tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesine veya tespitine ilişkin taleplerdeki amaç, kayıt malikinin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydı ile uyumlu hale getirilmesi olduğundan bu tür işlerde verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmez. Kararın haksız veya hatalı görülmesi halinde ileri sürülen delillere göre yeniden düzeltme talebinde bulunulabilmesi, hükmün değiştirilebilmesi mümkündür.

HMK'nin geçici birinci maddesi gereğince “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmayacağından” kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra yapılan taleplerin tapu müdürlüğüne ilgili sıfatıyla yöneltilerek yapılması gerekir.

Diğer taraftan, çekişmesiz açılan bu tür işlerde, yapılan araştırma ile veya hak sahibi olduğunu iddia eden bir kişinin itirazı üzerine ortaya bir çekişme çıkarsa, mülkiyet aktarımına sebebiyet verebilmesi ihtimali ortaya çıktığından, artık bu davanın çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde görülebilmesine imkan bulunmamaktadır. Yargılama usulleri birbirinden farklı olduğundan ve çekişmesiz yargı işlerinde teknik anlamda bir hasım bulunmadığından, davaya görevsizlik kararı verilerek asliye hukuk mahkemesinde devam edilemez. Bu nedenle, davacı tarafından hak iddia eden kişi veya kişilere karşı yasal hasım sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde çekişmeli yargı usulüne göre açılabilecek ayrı bir davada ileri sürülebilir.

Somut olayda, eldeki dava, 03.02.2012 tarihinde tapu müdürlüğü hasım gösterilerek asliye hukuk mahkemesinde açılmıştır.

Davacı, taşınmaz üzerinde hukuki tasarrufta bulunmak amacıyla dava açmış ve tapu kütüğünde kayıtlı bulunan "Yusuf Kahya" ile kendisinin aynı kişi olduğunun tespitini talep etmiştir. Davacının bu talebi namı müstear hukuksal nedenine dayalı olup ancak, tapu maliki olarak gözüken kişi, eğer bu kişi mevcut değilse atanacak kayyım aleyhine açılacak bir tapu iptali ve tescil davasında dinlenebilir. Davacının talebi mülkiyet aktarımını da içerdiğinden ve edâ davası açma imkânı bulunduğundan, bu iddiasının tespit davası olarak ileri sürülmesinin doğru olduğu da söylenemez. (HMK.m. 106/2)

Hâl böyle olunca, tapu kayıt maliki olarak görünen kişi veya kayyıma yöneltilerek çekişmeli yargı usulüne göre asliye hukuk mahkemesinde ayrı bir dava açılması gerekli olup, gerçek hasıma karşı açılmış bir dava da bulunmadığından davanın pasif sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile tapu müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün temyiz itirazları doğrultusunda (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/12876, K. 2014/9366, 7 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12876
Karar No
2014/9366
Tarih
7 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/12877 K.2014/10285
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/12878 K.2014/7250
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/12878 K.2014/9358
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/12879 K.2014/17657
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/12879 K.2014/5522
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/12880 K.2014/7491

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.