KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/14420 E., 2013/15040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İSLAHİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/12/2012
- Numarası
- 2009/635-2012/415
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı M. G.vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalınan kendisini vekili ile temsil ettirdiği, 21/03/2012 tarihli duruşmada davacının duruşmaya gelmediği, davalı vekilinin de davayı takip etmeyeceğini söylediği, mahkemece dosyanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, davacının 23/03/2012 tarihli dilekçe ile yenileme talebinde bulunduğu, yenileme dilekçesinin davalı asile tebliğ edildiği, yine sözlü yargılama için çıkartılan tebligatın davalı asile yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Tebligat Kanunu (T.K.) 11. maddesine göre, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır”
Somut olayda, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı adına çıkartılan tebligatın vekiline yapılması gerekirken, vekil eden davalı asile yapılmış olması nedeni ile taraf teşkilinin sağlanmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve gerekçeler doğrultusunda, duruşma günün davalı vekiline tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/14420, K. 2013/15040, 4 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama