KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/17233 E., 2014/3489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Mahkemesi
- HENDEK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/06/2013
- Numarası
- 2008/167-2013/277
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi isteği hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacı Finansbank A.Ş ve davalı B.. K.. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Fatma Hakverdi'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteği hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Ne varki, dava dilekçesinde dava değerinin talep edilen ecrimisil miktarı kadar gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, elatmanın önlenmesi (tahliye) isteği bakımından bir değer gösterilmediği, yargılama sırasında bu istek yönünden değer tespiti yapılmadığı ve harç tamamlanmadığı görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32.maddelerinde hükme bağlamıştır.
Hal böyle olunca, elatıldığı iddia edilen bağımsız bölümlerin değerinin belirlenmesi ve bu değer üzerinden, yukarıda değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmek suretiyle, harç ikmali yaptırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, işin esası bakımından yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/17233, K. 2014/3489, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama