İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/18153 K.2015/3687

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü…

Esas2013/18153Karar2015/3687Tarih17 Mart 2015Okuma6 dk · 1.195 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2013/18153 E., 2015/3687 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mart 2015
Mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
27/06/2013
Numarası
2013/144-2013/283
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.195 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.03.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat .......... ile temyiz edilen vekili Avukat ............., duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ............. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Asıl dava, hile ve gabin hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal tescil, birleşen dava ise öncelikle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde kat irtifakı ve yönetim planının iptali ile hakimin müdahalesi ve arsa payı oranları yeniden belirlenerek çekişme konusu 3, 9 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin müstakilen davacı adına tescili, bu da olmadığı takdirde tazminat isteklerine ilişkindir.

Davacı asıl davada.

7 parsel sayılı taşınmazın ½ payının maliki iken davalı yüklenici ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davalının bitişikteki 6 parsel malikleri ile de anlaştıktan sonra her iki parseli tevhit ettirip oluşan 23 parsele inşaat yaptığını, ancak projeye aykırı işler yapması nedeniyle bir kısım davalar açıldığını, kesinleşen davalar sonucunda 23 parselin bir kısım payının davalı adına tescil edildiğini ve kat irtifakı kurulum aşamasına gelindiğini, bu sırada davalının tevhit yaptırırken 20-25 m2 kadar yeri belediye'den alarak inşaatın yapıldığı arsaya kattığını, ancak adına pay tescili yapılmadığını,

dolayısıyla tüm arsa maliklerinin üzerine geçmiş olduğunu ve bu payın devri gerektiğini, bu işlem yapılmadan kat irtifakına geçilemeyeceğini bildirip vekâletname istemesi üzerine dava dışı kızını vekil tayin ettiğini, tapuya gittiklerinde davalıya güvenen vekilin evrakları imzaladığını, ancak kat irtifakı tesisi için tapuya gidildiğinde aslında davalıya pay satışı yapıldığını öğrendiğini, kat irtifakı kurulduktan sonra ise kendisine isabet eden üç ayrı bağımsız bölümde davalı yüklenicinin paydaş hale geldiğini, olayda gabin koşullarının oluştuğu gibi davalının hata ve hileye düşürerek 23 parsel sayılı taşınmazdaki 3,

9 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerde herhangi bir bedel ödemeksizin paydaş olduğunu ileri sürerek, tapu iptali iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davacı birleşen davada ise; asıl davadaki iddialarla öncelikle iptal ve tescile karar verilmesini, bu olmadığı takdirde oluşan kat irtifakı ve yönetim planı işleminin iptaline, iptalden sonra hakim tarafından müdahale edilerek 17 bağımsız bölüm içerisinden m2 fazlalığının tespit edilerek davacıya ait olması gereken bağımsız bölümlerin ve arsa paylarının tespit edilerek tapuya tescilini, bu da olmaz ise yukarıda sayılan 3, 9 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin müstakilen adına tesciline, bunun da mümkün olmaması halinde davalının fazladan sağladığı menfaatin parasal karşılığının tespit edilerek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hile ve aldatmanın söz konusu olmadığını, davacının vekili olan kızının kat irtifakı kurulmadan önce 23 parseldeki payının bir kısmını sattığını ve bedelini aldığını belirterek, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacının 7 parsel sayılı taşınmazın paydaşı iken davalı yüklenici ile 30.05.2006 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları, bu sözleşmenin 10.11.2006 tarihli ikinci bir sözleşme ile tadil edildiği ve 3 dairenin davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı, davalı yüklenicinin bitişik parsel malikleri ile de sözleşme yaptığı, parsellerin tevhidi ile oluşan 23 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaat yapıldığı,

arsa sahipleri ile davalı arasında Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda 2008/151 Esas ve 2009/764 Karar sayılı hüküm ile 23 parsel sayılı taşınmazın 174/317400 payının davalı yüklenici, kalan payların arsa sahipleri adına tesciline karar verildiği, kararın kesinleştiği, akabinde davacının Kadıköy 6. Noterliğinin 01.06.2010 tarihli ve 12683 numaralı vekaletnamesi ile 23 parseldeki 729/4232 payı ile ilgili olarak kat irtifakı tesisi ve payının tamamını veya bir kısmını davalı S..

D..'e dilediği bedel ve koşullarda hisseli yada hissesiz satmak üzere dava dışı kızı Sıdıka Belgin Aydın'ı vekil tayin ettiği, vekilin de 02.06.2010 tarihinde davacı adına kayıtlı paydan 195/4232 payı 15.000,00 TL bedelle davalıya satış suretiyle temlik ettiği, 29.06.2010 tarihinde ise taşınmazda kat irtifakı tesis edildiği, oluşan 3, 9 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin davacı ile davalı adına paylı şekilde tescil edildiği, mahkemece yapılan keşif sonucunda davalıya temlik edilen payların toplam değerinin 339.400,00 TL olarak saptandığı, davacının dolandırıldığını ileri sürerek davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğu,

anılan suç nedeniyle Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan davalı hakkında, fiilin hukuk davasına konu olabileceği gerekçesi ile beraat kararı verildiği, davalının ceza yargılaması sırasında taşınmazdaki payı 18.000,00 TL bedelle satın aldığını ve elden ödeme yaptığını savunduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.04.1990 tarihli, 1990/1-152-236 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; bir davada birden çok hukuksal sebebe dayanılması olanaklıdır. Bu durumda, mahkemece önem sırası dikkate alınmak suretiyle her bir hukuki sebep yönünden araştırma yapılması zorunludur.

Hemen belirtmek gerekir ki, gabin iddiası bakımından her hangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın isteğin reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de, eldeki davada vekil eli ile yapılan temlikin iptali istenilmiş olup, vekil eliyle yapılan işlemlerde gabinin subjektif unsurunun gerçekleşmesi olanağı bulunmadığından, çekişmeli taşınmazın temlikinin gabin ile illetli olduğu kabul edilemez. Mahkemece, gabin hukuksal nedenine dayalı isteğin reddine karar verilmiş olması sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.

Davacı tarafın öteki temyiz itirazlarına gelince;

Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1.

(818 s. Borçlar Kanunun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.

Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. (1086 sayılı HUMK 76.) maddesi hükmü uyarınca olayları bildirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve ona uygun yasal düzenlemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak mahkemeye aittir.

Eldeki davaya gelince, yapılan temlikin hileli olup olmadığına ilişkin ihtilafın, hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgi birikimi ile çözümlenmesi gerekirken, hukuk bilgisi dışında özel ve teknik bir bilgi içermeyen konu hakkında bilirkişi görüşüne başvurulması ve böyle bir rapor esas alınarak karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, hile iddiası bakımından yeterli bir araştırma ve incelemenin yapıldığını söyleyebilme olanağı da yoktur.Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilke ve olguları kapsar biçimde araştırma ve inceleme yapılması,

iddia ve savunma doğrultusunda tarafların dayandıkları tüm delilerin eksiksiz toplanması ve gösterilen tanıklar da dinlenildikten sonra hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.100.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, 17.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/18153, K. 2015/3687, 17 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/18153
Karar No
2015/3687
Tarih
17 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/18154 K.2015/4944
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/18155 K.2015/4160
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/18156 K.2015/4156
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/18163 K.2015/3682
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/18166 K.2015/3852
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/18173 K.2015/4218

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.