KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/21678 E., 2014/11657 K.·Mahkemesi : İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2014
- Tarihi
- 22/02/2013
- Numarası
- 2011/92-2013/57
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme masraflarının tahsili davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... Haf. Pet.Ürn. Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava; elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme masraflarının davalıdan tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davacının iddiasını kanıtladığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, dava dilekçesinde dava değerinin 8.000.-TL gösterildiği ve talep edilen eski hale getirme masrafının açıkça belirtilmediği, mahallinde yapılan uygulama neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda eski hale getirme masrafının 12.460.-TL olarak hesaplanması üzerine davacının 8.000.-TL olan dava değerini 12.460.-TL'ye yükselterek aradaki 4.460.-TL'nin harcını tamamladığı, yargılama sırasında elatma yönünden değer göstermediği gibi, teknik bilirkişilerce bu konuda bir değerlendirme de yapılmadığı görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nin 120. (1086 sayılı HUMK.’nun 413. maddesi) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca; dava değerinin ve buna göre alınacak harcın çekişme konusu taşınmazın değeri ile talep edilen tazminat miktarının toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur. (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.)
Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Anılan Yasasının 30. ve 32. maddelerinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Hal böyle olunca; elatmanın önlenmesi isteği bakımından davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya elatıldığı ileri sürülen yerin değerinin sorularak açıklattırılması, değere itiraz edilmesi halinde keşfen değerin saptanması, belirlenecek değer üzerinden nispi tarifeye göre harcın tamamlatılması, ondan sonra işin esası incelenerek hükme bağlanması gerekirken, anılan hususun gözardı edilerek sonuca gidilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/21678, K. 2014/11657, 12 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama