KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/224 E., 2013/4677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/10/2012
- Numarası
- 2010/265-2012/504
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmiş, Dairece, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile alınacak bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma sonrasında yapılan uygulama sonucu davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın el attığı yer belirlenmiş olup bu yer bakımından verilen elatmanın önlenmesi kararında bir isabetsizlik yoktur. Hükmün elatmanın önlenmesi bakımından ONANMASINA,
Ancak, Mahkemece önceden verilen karar davalı tarafında ecrimisil açısından zamanaşımı sürelerine uyulmaksızın karar verildiği belirtilerek temyiz edilmiştir. Bu durumda, ıslah dilekçesinin tebliğinden önce, 7 yıllık süre için ecrimisil isteğine karşı çıkıldığı kabul edilmelidir.
Buna göre ve özellikle davalı tarafın ecrimisil bakımından zamanaşımı def'inde bulunduğu gözetildiğinde 25.5.1938 tarih, 29/10 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı gereğince ecrimisil istekleri 818 sayılı Boçlar Kanunu 126 maddesi(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147.maddesi) hükmüne göre 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, bu süreyi aşar ve öncesini de kapsar şekilde belirlenen ecrimisilin karar altına alınmış olması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/224, K. 2013/4677, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama