KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/3198 E., 2013/4934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
- Mahkemesi
- FİNİKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2012
- Numarası
- 2011/280-2012/221
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu 1717 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; hangi yargılama usulü uygulanırsa uygulansın tarafların yargılamada sözlü olarak görüş ve değerlendirmelerini ifade etmeleri özel bir önem taşımaktadır. Yazılı Yargılama usulün de de tarafların hükümden önce son kez mahkeme huzurunda sözlü değerlendirme yapıp, açıklamada bulunmaları, doğru bir karar verilmesi bakımından önemlidir.
Bu ilkeler, 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ve 377. maddesi ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 186. maddesinde yapılan düzenlemelerle hüküm altına alınmıştır.
Somut olaya gelince, davalı vekilinin sağlık sorunları sebebi ile son oturuma mazeret dilekçesi gönderdiği, dilekçe ekinde de sağlık raporunu ibraz ederek mazeretini belgelendirdiği ve yargılama boyunca ilk defa mazeret bildirdiği halde, hukuki olmayan gerekçelerle davalı vekilinin mazeretinin reddine karar verilerek davalının savunma hakkının kısıtlanması suretiyle sonuca gidilmiş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca, davalı vekiline 6100 Sayılı HMK'nin 186/2. maddesi hükmü gereğince son söz hakkı verilmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/3198, K. 2013/4934, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama